2026 Güncel Sözlük

    Genel Türkçe Terimleri Sözlüğü

    Genel Türkçe alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 380 terim açıklaması bulunmaktadır.

    Uyuyakalmak — Uyanık dururken istemeden uykuya dalmak. "Geçen dönem uyuyakaldığım için sınav girememiştim." "Kısmetsiz köpek sabaha karşı uyuy... Devamını Oku »

    Cesaret — 1. Tehlikeli ve zor bir işe girişmek için kişinin kendinde bulduğu güven. "Cesaretini topla ve gidip her şeyi öğretmene söyle." ... Devamını Oku »

    Suizan — Kötü zan besleme, kuşku. "O iyi biri, boş yere hakkında suizanda bulunma." "Tanımadığın insanla ilgili suizana kapılma."

    Haset — 1. Çekemezlik, kıskançlık, günü. "Seni öyle görünce çok haset ettim." 2. Kıskanç. "Senin bu kadar haset biri olduğunu bilmiyo... Devamını Oku »

    Cansız — 1. Canını yitirmiş, ölmüş. "Yolda cansız bir kuş gördüm." 2. Yaşamayan, canlı olmayan (varlık), camit. "Defter, kalem, çanta ... Devamını Oku »

    Çoğunluk — Sayı üstünlüğü, sayıca çokluk, ekseriyet, azınlık karşıtı. "Toplantıda kabul etmeyenler çoğunluktaydı." "Çoğunlukla evde oturup ... Devamını Oku »

    Marangozluk — 1. Marangozun yaptığı iş. "Bizim mahallede yıllarca marangozluk yaptı." 2. Marangozun zanaatı. "Marangozluk öğrenmesini çok i... Devamını Oku »

    Marangoz — Ağaç işleriyle uğraşan ve ağaçtan çeşitli eşya yapan usta. "Kendisi çok kıymetli bir marangozdur." "Bu çevrede tanıdığın bir mar... Devamını Oku »

    Ön Yargı — Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, pe... Devamını Oku »

    Bilmukabele — 1. Karşılık olarak. "Bilmukabele ile fırsatta biz de geliriz." 2. Birinin söylediği söze karşılık söylenen "ben de, size de, s... Devamını Oku »

    Hukuksal — Hukukla ilgili, hukuki. "Anlattığınız olayın hukuksal yönleri var." "Hukuksal olarak siz haklısınız."

    Öngörü — Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.

    Addetmek — Saymak. "Bu sözü kendime hakaret addederim." "Ben böyle bir laf söylemediğini addediyorum."

    Bozahane — Boza yapılan yer. boza: Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılan koyuca, tatlı veya mayhoş içe... Devamını Oku »

    Yakınmak — Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, uygulamak, koymak. "Bu bayram ben de kına yakınmak istiyorum." "Arkadaşım ayaklarına... Devamını Oku »

    Yakınmak — Hoşnutsuzluk bildirmek, sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. "Her geldiğinde hastalığından yakınıyor." "Veli toplantıs... Devamını Oku »

    Korkutmak — 1. Korkmasına yol açmak. "Gece gece kardeşini korkutmaya çalışıyor." 2. Kaygıya düşürmek, endişelendirmek. "Ünlü sporcunun sa... Devamını Oku »

    Güngörmüş — 1. İyi günler yaşamış. "Kendisi güngörmüş bir insandır." 2. Yaşam deneyimi bulunan, birçok olaya tanık olmuş. "Güngörmüş biri... Devamını Oku »

    Divanıharp — Askerî mahkeme.

    Bayılmak — 1. Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. "Bir an bayılıp yere düştü, biz de heyecanlandık."... Devamını Oku »

    Fizik — 1. Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebi... Devamını Oku »

    Peygamberlik — 1. Peygamber olma durumu, yalvaçlık, nübüvvet. 2. Peygamberin görevi.

    Çelişik — Çelişkili, içinde veya aralarında tutarsızlık, çelişme bulunan. "Her konuşmanda çelişik sözler söylüyorsun."

    Salak — Kılık kıyafeti ve davranışlarından seviyesiz, dengesiz ve saf olduğu anlaşılan aptal kimse. "Yanına gelen o salak kim?"

    Çullanmak — 1. Alta almak amacıyla birinin üstüne abanmak. "Zayıf rakibini mağlup etmek için çullanıyor." 2. Hiç beklemediği bir anda biri... Devamını Oku »

    Ismarlamak — 1. İlgili kişiden bir şeyin yapılmasını, alınmasını, getirilmesini istemek, sipariş etmek. "Ben de beş kilo ceviz ısmarladım." ... Devamını Oku »

    Asalak — 1. Sürekli veya geçici bir süre bir canlıda yaşamını sürdüren, bu süreçte ona zarar veren başka canlı, parazit. "Bir süre asalak ... Devamını Oku »

    Kuşkulanmak — Kuşkuya düşmek, kuşku duymak, işkillenmek, şüphelenmek "O çocuktan kuşkulanmakta haklıymışsın." "Apartmana giren dilenciden kuşk... Devamını Oku »

    Genel Türkçe Terimleri Sözlüğünde 380 Terim Kayıtlı.