Andaç — Anlamı yıllıktır.
Genel Türkçe Terimleri Sözlüğü
Genel Türkçe alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 380 terim açıklaması bulunmaktadır.
Yemiş — Türkçe karşılığı incirdir.
Asfalya — Anlamı sigortadır.
Perçem — 1. Başlarını tıraş edenlerin tepede bıraktıkları saç tutamı 2. Yele 3. Kâkül
İrfan — 1. Bilme, anlama. 2. Gerçeği sezme, kavrama gücü. 3. Dini gerçek ve sırlan biliş. 4. Kültür.
Kayak — Kar üzerinde kayarak gitmeye yarayan aygıta kayak denir. Kayak kullanılarak yapılan spora da kayak sporu denir. KAYAK SPORU HAK... Devamını Oku »
Punt — Uygun zaman, fırsat.
Memba — 1.Kaynak, pınar. 2.Bir şeyin çıktığı yer.
Ulyâ — Çok yüce, en yüce.
Şeci — Yürekli, yiğit.
Ruşen — Aydın, parlak.
Nedim — 1. Arkadaş, yakın dost. 2. Yüksek makamdaki kişileri hoş sözlerle, güzel fıkra ve hikâyelerle eğlendiren kimse.
İnovasyon — Farklı ve yeni fikirler geliştirmek ve bunları uygulamak. İşleyen fakat belirli sorunlar barındıran belirli süreçlerde (ürün, meto... Devamını Oku »
Harap — Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran, bitkin, yorgun, perişan
Ketum — Sır saklamasını bilen, sıkı ağızlı, sır saklayan.
Küfüv — Birbirine benzeyen veya yakışan. Akran, denk, eş, benzer, misil, nazir.
Uluğ — Saygın, Büyük, Ulu, Yüce
Zevahir — Bir şeyin dışarıdan görünüşü, dış yüz, görünüm.
Doxa — Sanı
Şematik — Şema biçiminde olan.
Divanhane — Geniş sofa, salon. Divan toplantısının yapıldığı daire. Eski Türk evlerinde bahçe veya avludan girilerek, ikinci kata çıkarken mer... Devamını Oku »
Metanet — Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık. "Babamın her zaman metanetini koruduğunu gördüm." "Şu an bize düşen güçlü ve metan... Devamını Oku »
Riyakârlık — İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama, ikiyüzlülük, mürailik. "Riyakârlık yaparak geldiğin makamda fazla kalam... Devamını Oku »
Ücra — Çok uçta, kenarda veya kıyıda köşede olan. "Ücra bir köyde üç yıl kadar öğretmenlik yaptım." "Bahsettiğin arazi çok ücra bir yer... Devamını Oku »
Erkân — 1. Bir topluluğun ileri gelenleri, büyükler, üstler. 2. Yol, yöntem. 3. General veya amiral aşamasındaki askerler.
Protestan — 1. Hristiyanlıkta reform hareketi sonucu doğan mezhep. 2. Bu mezhebe bağlı olan kimse. Detaylı bilgiyi Protestanlık adı altı... Devamını Oku »
Garnizon — 1. Bir şehri, yöreyi savunan veya yalnız orada bulunan askerî birlikler. 2. Askerî birliklerin bulunduğu yer.
Nezaket — 1. Saygıyla ve incelikle davranma, kibarlık, naziklik, incelik. "Çok kabasın, arkadaşından biraz nezaket öğren." "Müşterileriniz... Devamını Oku »