Tezkiye — 1. Temizlemek ve arıtmak. 2. Nefsi temizleyip günahlardan arındırmak.
Tasavvufi-Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Tasavvufi-Tasavvuf alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 99 terim açıklaması bulunmaktadır.
İman — İman, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Allâhü Teâlâ tarafından getirip tebliğ buyurduğu; bildirdiği şeylerin tamamını kabul ve kalbi... Devamını Oku »
Şeriat — Şeriat, din manasına geldiği gibi dinin, ibadet ve muamelelere ait hükümlerine de şeriat denir. Yani, şeriat dindir, din de şeria... Devamını Oku »
Din — Din, akıl sâhiplerini kendi irâde ve istekleriyle dünya ve âhirette saâdet ve selâmete kavuşturan ilâhî kânundur.
Şer — Arapça, kötülük demektir.
Şerbet — Arapça, içecek demektir. İlâhî, feyz, ilâhî sevgi, aşk şarabı.
Şerbetlemek — Yılan ve zehirli hayvanların zararından korunmak üzere, ocak adı verilen kişinin okuyup üfürdüğü şerbeti içirmesi olayına şerbetle... Devamını Oku »
Sulh — Arapça, barış anlamında mastar. Yapılan amel ve ibadetlerin kabul edilmesine sulh denir.
Sûfî — Arapça, yünlü, yün giyen anlamına gelen bir kelime. Hakk'a erişen kişiye sûfî, bu yolda gayretle devam edene de mutasavvıf denir.
Secde — Arapça, secde etmek, Allah'ı tazim için, yüzü yere koymak anlamını ifade eden bir kelime.
Sebil — Arapça, yol anlamına gelir. Hayır ve sevab ümidi ile parasız su dağıtılan, etrafı parmaklıklı ve çoğunlukla kubbe ile örtülü olan ... Devamını Oku »
Sarık — Kavuk, börk, külah, fes ve emsali başlıklar üzerine sarılan tülbent veya şala verilen ad. Sosyal tabakalaşmaya göre, sarığın rengi... Devamını Oku »
Sanem — Arapça, put demektir. Çoğulu asnâm. Kulu, Allah'a vuslattan alıkoyan her şey puttur. En büyük put nefistir.Sevgili, pîr anlamında ... Devamını Oku »
Sanduka — Türbelerde, mezarların üzerine tahtadan sandık şeklinde yapılan ve üstüne yeşil çuha örtülen yere denir.
Sancaktar — Sancak taşıyan kişiye denir. Aynı mânâda "alemdar" kelimesi de kullanılır
Salik — Arapça, giren demektir. Manâ olgunluğunu elde etmek üzere, tasavvuf yoluna giren kişiye, sâlik denir.
Sala — Arapça. Ezandan önce, özellikle Cum'a günleri, Hz. Muhammed (s)'i övmek maksadıyla okunan na'at. Bu bir Mevlevi tâbiridir. Mevlevi... Devamını Oku »
Murakabe — Arapça gözetlemek, korumak, kontrol etmek demektir. Allah'ı kalp ile düşünmek. Allah'ın, her zaman, her yerde hâzır ve nazır olup... Devamını Oku »
Mukabele — Arapça, karşılaşmak, biriyle karşı karşıya gelmek anlamındadır. Dervişler, zikir çekerken karşılıklı halka halinde otururlar. Bu ş... Devamını Oku »
Muhib — Arapça, seven demektir. Tasavvuf yolunu ve o yolda gidenleri seveni ifade eder. Tasavvuf yolunu seven, fakat o yola girmemiş kişiy... Devamını Oku »
Rabıta — Arapça, bağlayan, rapteden demektir. Tasavvufi olarak, müridin zihnî planda, tefekkür ve hayal gücünü kullanarak mürşidiyle "berab... Devamını Oku »
Fakîr — Arapça, mala ihtiyacı olan kişi demektir. Fakir, fena fillâh makamındadır. Kişinin kendinde gördüğü her şeyi, kendine değil, Allah... Devamını Oku »
Sıdk — Arapça, doğruluk demektir. Sır ve aleniyyenin (içte olanla, dışta olanın) eşit olması. "Olduğun gibi görün veya göründüğün gibi ol... Devamını Oku »
Ülfet — Arapça, kaynaşma, yakınlık, ısınma gibi anlamları olan bir kelime. İyi geçinmek; anlaşmazlığa düşmeden, herkesle güzel geçinmek.
Üfürükçü — Nefes etmek, nüsha (muska) yazmak, fala bakmak, cin ve peri çarpmalarına, yılan sokmalarına, her türlü hastalıklara karşı ilaç ver... Devamını Oku »
Üç Aylar — Hicrî takvimdeki Receb, Şa'ban ve Ramazan ayları için kullanılan bir tâbir. Bu aylarda oruç tutmak âdeti yaygındır. Bu üç ayın içi... Devamını Oku »
Uzubet — Arapça, bekârlık anlamına gelir. Tasavvuf tarihinin erken dönemlerinde, bazı sufilerin kendilerine mahsus özel halleri sebebiyle e... Devamını Oku »
Usûl — Yol ve Esas manasına gelir. Sûfinin mertebeler kat ederken uyması gereken esaslarıdır.