Üryan — Arapça, çıplak demektir. Tasavvuf düşüncesindeki, "çıplak geldik hiç bir şeye sahip olmadan, çıplak gideriz" yorumunu anlatan bir ... Devamını Oku »
Tasavvufi-Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Tasavvufi-Tasavvuf alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 99 terim açıklaması bulunmaktadır.
Cezbelenmek — Zikir veya sohbet sırasında, ansızın yerinden sıçrayarak "Hayy" diye bağıran için kullanılan tâbir. Dervişin kendisini tutması, ba... Devamını Oku »
Tefrika — Arapça, ayrılık demektir. Dünyaya, masivaya dalmak, cem'den uzak kalmak
Telbîs — Arapça, birbirine karıştırmak manasına bir kelime. Bir şeyin, zıddı olan sıfatıyla ortaya çıkmasına, telbîs denir. Tecellî edileni... Devamını Oku »
Telef — Arapça, helak olmak, heder olmak demektir. Telef, ölümden ibarettir. Ölüm ve helak olma (telef), vakti gelince helak olması beklen... Devamını Oku »
Telkin — Arapça, birine bir söz anlatmak, öğretmek, dikte etmek anlamlarında kullanılan bir kelime. Tarikata yeni giren kişiye şeyhin zikir... Devamını Oku »
Goygoycu — Muharrem ayının ilk günlerinde, toplu halde kapı kapı dolaşıp dilenenler için kullanılır, içlerinden biri ilâhi okur, okuduğu ilâh... Devamını Oku »
Gına — Din için Allah için zenginlik anlamlarına gelir. Sûfiler Allah'a muhtaç olma Allah ile zengin olmayı sağlar demişlerdir.
Zaviye — Arapça, açı, köşe, evin küçük bir köşesi veya odası gibi manaları ihtiva eden bir kelime. Tekkenin küçüğüne verilen isim. Zaviyele... Devamını Oku »
Hak — Arapça'dır, gerçek anlamına gelir. Allah'ın güzel isimlerindendir (el-Hakk).
Gevher — Farsça, cevher demektir. Mânalar ve İlâhî sıfatlar.
Edep — Her konuda haddini bilip, sınırı aşmamak, insanlara iyi muamelede bulunmaktır. Sünnet üzere yani Peygamberimizin buyurduğu ve davr... Devamını Oku »
Zikir — Zikir, her işte Allah'ı hatırlamak, zihinde tutmak, yâd etmek, unutmamakve anmak, kendini gafletten kurtarmak, kulun Allah'ı dill... Devamını Oku »
Silsile — Tasavvufi yolların hepsinde günümüzdeki mürşitten Hz. Peygamber'ekadar ulaşan bir manevi zincir söz konusudur. Bu zincirin tarihs... Devamını Oku »
Sofu — Arapça, sûfî kelimesinin bozulmuş şekli. Samimi dindar kişilere sofu denirken, şekilci, ham tipli dindarlara da aynı tâbir kullanı... Devamını Oku »
Simya — Farsça, kimya demektir. Bakırı altına çevirme hüneri, ilm-i Simya'yı mürşid-i Kâmiller bilirler. Onlar Allah'ın izniyle, değersiz ... Devamını Oku »
Refref — Kuşun kanatlarını yayarak hareket ettirmesine Arapça'da refref denilmekle birlikte, aynı kelime efsanevî bir kuşun özel ismidir.
Rabbani — Rab'ba mensup, Allah adamı anlamına Arapça bir kelime. Velilere, Rabbânî de denir. Yani, bu manada Rabbânî, Allah dostu, Allah'ı b... Devamını Oku »
Post — Farsça, hayvan derisi demektir. Tüylü hayvanların, özellikle koç, kurt vs. gibi hayvanların derisi tuzlanıp kurutulur, bu şekilde ... Devamını Oku »
Pezevenk — Farsça, "pejvend"den bozma bir kelime olup, kadın tüccarlığı yapan, fuhuş pazarlamacıları için kullanılan bir tâbirdir. Bu münaseb... Devamını Oku »
Peştamal — Farsça, belden aşağı sarılarak giyilen havlu veya bezden yapılmış giysiye denir. Fütüvvet erbabının simgesi durumunda bulunan peşt... Devamını Oku »
Meyl — Arapça, eğilim, meyletme demektir. Gayeden, temelden habersiz, elde olmadan (kendiliğinden) herşeyin aslına dönmesi. Her cins kend... Devamını Oku »
Meydancı — Dergâhtaki meydan hizmetlerine bakan, mukabele yapılacağı zaman şeyhin postunu semahanede yere seren, âyinden sonra kaldıran, yeme... Devamını Oku »
Müçtehit — Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü.
Pir — 1. Farsça, ihtiyar, yaşlı kimselere pîr denir. Tasavvuf liderine de pîr adı verilmiştir. Bu kelime üstad, mütehassıs gibi anlamlar... Devamını Oku »
Musafaha — Arapça, parmaklar bitişik, eller düz ve açık olarak iki kişinin tokalaşması demektir. Musafaha sünnettir. Bu, bir tür selamlaşmadı... Devamını Oku »
Sülük — Arapça, yola girmek, yol almak demektir. Bir şeyhe bağlanan kişinin, belli bir metodla, Allah'a doğru, yani kemalâta doğru iç (man... Devamını Oku »
Fenafişşeyh (Fena Fi'ş-Şeyh) — Arapça, şeyhte fâni olmak demektir. Müride göre şeyhi, gözü önünde görmekte olduğu en olgun Müslüman tipidir. Mürit onun bütün söz... Devamını Oku »