Tefrik Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Tefrik terimi ile ilgili toplam 3 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Tefrik nedir? Tefrik ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Tefrik Terimi Hakkında Bilgi

    Edebiyat Terimi Olarak Tefrik :

    Anlamla ilgili sanatlardandır. Aynı çeşide giren iki şey arasına, birbirine aykırı taraflar (tebâyün) sokularak bir farklılık meydana getirilmesidir. Örnek:

    Budur farkı gönül mahşer rûz-ı hicrândan
    Kim ol cânım verir cisme bu cismi ayırır cândan
    Ortak çeşit gün, aykırı taraflar ise cisme can verme, cisimden canı ayırmadır.

    📂 Edebiyat Terimleri Sözlüğü

    Hukuk Terimi Olarak Tefrik :

    Ayırma

    📂 Hukuk Terimleri Sözlüğü

    Emlak ve Gayrimenkul Terimi Olarak Tefrik :

    Kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulacak yerlerle ilgili verilen vekâletnamelerde geçmekte olup, bağımsız bölümlerin hissedarlar arasında ayrılması, bölüşülmesi anlamında kullanılmaktadır.

    📂 Emlak ve Gayrimenkul Terimleri Sözlüğü

    Tefrik terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Tefrik hakkındaki yorumlar

    Tefrik hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Tefrik ile ilgili benzer terimler:

    Tecâhül-i Arif: Anlamla ilgili sanatlardandır. Bilinen bir gerçeği, bilmez görünerek söylemek yöntemiyle yapılır. Bilinen şey, bilinmiyormuş gibi anlatılırken genellikle bir espriye dayandırılır. Bu yapılırken mübalağa ve istifham sanatından da yararlanılır. Örnek:

    Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
    Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su
    Fuzulî

    (Bilmiyorum, dönen kubbe mi su rengindedir, yoksa gözyaşlarım mı gökyüzünü kaplamıştır.) Fuzuli, kubbenin, yani gökyüzünün mavi renkte olduğunu bilmiyor gibi görünüyor. Aslında gözyaşlarının gökyüzünü kaplayacak kadar çok ağladığını belirtmek için bu yola başvurmuştur.
    Tazmin: Bir şairin, bir mısra veya bir beytin bir başka şairce kullanılması. Divan edebiyatı nazım türüdür. Tazmin edilen mısra veya beytin sahibinin zikri şarttır. Tazmin eden şair, şiiri herhangi bir nazım şekline tamamlar ve aldığı sahibini belirtir. Örnek: Recaizade Ekrem'in şiirini tanzim:

    Sanırım ismini kuşlar heceler
    Seni söyler bana dağlar dereler
    Su çağıldar kuzular kırda meler
    Seni söyler bana dağlar dereler

    Hep seni aşkın eserken serde
    Hüsn ü ânın görünür her yerde
    Gezdiğim duygulu vâdilerde
    Seni söyler bana dağlar dereler
    Yahya Kemal Beyatlı
    Taştir: Bir gazelde her beytin iki mısrasının arasına iki veya üç mısra ekleyerek manzume meydana getirmek. Divan edebiyatı nazım şeklidir. Kelime, Arapça "bir şeyin yarısı, iki cüzünden bir cüzü" anlamındaki şatr kökünden gelir. Taştirde, aynı vezin ve kafiyede, araya iki mısra girerse terb-i mutarraf, üç mısra girerse tahmis-i mutarraf olur. Edebiyatımızda XVIII. yüzyıldan sonra örnekleri görülen taştir çok az kullanılan bir şekildir. En çok Halveti şeyhlerinden Aydi Baba yazmıştır.
    Ta'rifat: Mevki sahipleri ve bazı görevlileri tasvir eden şiirler. Divan edebiyatı nazım türüdür. Birkaç beyitlik bendler halinde yazılırlar. Sâfi Kasım Paşa'nın, Kalkandelenli Fikri'nin, Gelibolulu Mustafa Ali'nin, Yenişehirli Avni'nin ta'rifatı vardır. Örnek:

    Nedür bildüm mi defter-dâr efendi
    Eğerçi bir iki üç var efendi
    Kiminün işini altun iderler
    Kimin ma'zül kimin mağbûn iderler
    Olardur sâ'i-i genc ü hazînle
    Olardur sâhib-i mâl u define
    Kalkandelenli Fikri
    Ta'kid: İfadeye açıklık getirememe, anlatamama halidir. İkiye ayrılır.
    1. Lafzi ta'kid: Bir cümlede kelimelerin yerli yerine kullanılmamasından doğar. Örnek:

    Ben fakîrî etme terk memnûn-i ebnâ-yı zaman
    Hasıl etmezsen değil gam matlabım yâ Rab bana
    Râgıp Paşa

    2. Manevi ta'kid: Bir cümlede kelimeler yerli yerince kullanılmakla beraber bir anlam çıkmamasına denir.
    Örnek: Âlemin cânı değilsin cân-ı âlemsin sen
    Nef'î