Sadaret kethüdası Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Sadaret kethüdası terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Sadaret kethüdası nedir? Sadaret kethüdası ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Sadaret kethüdası Terimi Hakkında Bilgi

    Osmanlı Türkçesi Terimi Olarak Sadaret kethüdası :

    Sadrazamın birinci derecede yardımcısı.

    📂 Osmanlı Türkçesi Terimleri Sözlüğü

    Sadaret kethüdası terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Sadaret kethüdası hakkındaki yorumlar

    Sadaret kethüdası hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Sadaret kethüdası ile ilgili benzer terimler:

    Kat: Anlamla ilgili sanatlardandır. Susmanın söylemekten etkili olacağı yerde sözü kesmeye denir. Heyecanın doruğa ulaştığı noktada bu yola başvurulur. Genellikle nesirde kullanılan bir sanattır. Örnek:

    Bu dağın çilesi dolmaz,
    Bu dağın çilesi solmaz,
    Bu dağ bir...
    Sus şair,
    Hepsini demek olmaz!

    Halide Nusret Zorlutuna
    Sadaret kaymakamı: Sadrazam, Serdarı ekrem ünvanı ile ordunun başında sefere çıktığı zaman onun yerine istanbulda kalıp vekaleten sadrazamın işlerini yapan vezir düzeyindeki görevli.
    Karavelli: Asıl hikaye arasına katılan küçük, müstakil hikayeler. Hikayelerin içinde manzum parça bulunmaz. İbret verici veya güldürücü niteliktedirler. Genellikle uzun hikayelerin anlatıldığı toplantılarda zaman zaman dikkatleri başka noktaya çevirmek ve sahneyi değiştirmek için söylenirler.
    Sadaret: Sadrazamlık makamı.
    Kalb: Sözle ilgili sanatlardandır. Arap harflerine göre bir kelimenin harflerinin yerleri değiştirilerek yapılır. Cinas sanatının bir çeşididir. Cinas-ı kalb, tecnis-i kalb ve maklûb adlarıyla da bilinir. İkiye ayrılır:
    1. Kalb-i kül: Tersinden okunduğu zaman da anlamlı olan kelime çıkan sanattır. Buna kalb-i muntazam veya aks-i müfred de denir. Örnek:

    Mûr gibi emrine kılmış itâat halk-ı Rûm
    Râm olupdur nitekim Mûsâ'ya ey şeh şihr-i mâr

    Sururî Kadim
    Mûr: Karınca, Rûm: Anadolu, Râm: İtaat etme, Mâr: Yılan anlamına gelir.

    2. Kalb-i ba'z: Bir kelimenin harfleri değiştirilerek kelime yazma sanatıdır. Buna maklûb muavvec de denir. Örnek:

    Tahlîsine yok mu duâcı
    Câniler içinde kaldı Nâcî

    Muallim Naci
    Câni: Katil, Nâci: Şairin adı.