Sadaret Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Sadaret terimi ile ilgili toplam 2 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Sadaret nedir? Sadaret ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Sadaret Terimi Hakkında Bilgi

    Osmanlı Türkçesi Terimi Olarak Sadaret :

    Sadrazamlık makamı.

    📂 Osmanlı Türkçesi Terimleri Sözlüğü

    Tarih Terimi Olarak Sadaret :

    Sadrazamlık (Başbakanlık) anlamında kullanılan deyim.

    📂 Tarih Terimleri Sözlüğü

    Sadaret terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Sadaret hakkındaki yorumlar

    Sadaret hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Sadaret ile ilgili benzer terimler:

    Kalb: Sözle ilgili sanatlardandır. Arap harflerine göre bir kelimenin harflerinin yerleri değiştirilerek yapılır. Cinas sanatının bir çeşididir. Cinas-ı kalb, tecnis-i kalb ve maklûb adlarıyla da bilinir. İkiye ayrılır:
    1. Kalb-i kül: Tersinden okunduğu zaman da anlamlı olan kelime çıkan sanattır. Buna kalb-i muntazam veya aks-i müfred de denir. Örnek:

    Mûr gibi emrine kılmış itâat halk-ı Rûm
    Râm olupdur nitekim Mûsâ'ya ey şeh şihr-i mâr

    Sururî Kadim
    Mûr: Karınca, Rûm: Anadolu, Râm: İtaat etme, Mâr: Yılan anlamına gelir.

    2. Kalb-i ba'z: Bir kelimenin harfleri değiştirilerek kelime yazma sanatıdır. Buna maklûb muavvec de denir. Örnek:

    Tahlîsine yok mu duâcı
    Câniler içinde kaldı Nâcî

    Muallim Naci
    Câni: Katil, Nâci: Şairin adı.
    İtnab: Sözü, gerektiğinden fazla kelime veya cümle ile uzatma. İcaz'ın karşıtı. İkiye ayrılır:
    1. İtnab-ı makbul: Makbul sayılan söz katmadır. Bu çeşitte anlam pekiştirilir, anlatılacak şey abartılır, kastedilen husus fazla tasvir edilir ve üçü birden sağlanır. Örnek:
    "Yalıların en tabii ve en lüzumlu gezinti vasıtası sandallar! Sade yalıların mı? Boğaziçi'nde herkesin her an, en çok, onlar işine yarıyor. Mehtapla gezginci, sâzende köşkü onlar, saz dinleyicilerin mevkibi onlar, yerine göre madrabazların balık deposu onlar, sebze dükkanı, dondurmacı dükkanı, onlar; yörük manav sergisi onlar, tatlı su damacanalarının ambarı onlar, hasta sedyesi onlar..."
    Ruşen Eşref Ünaydın

    2. İtnâb-ı mümel: Makbul sayılmayan söz katmadır. İtnab-ı mühil de denir. Haşv-ı kabih'ler ve tekrarlar makbul sayılmayan söz katmanlarıdır. Örnek:
    Duâ ile sözü hatmedelim, zîrâ hakikatte
    Sözün gevher olursa yeğdir itnâbından îcâze

    Nef'î
    Eşkenar Dörtgen: Kenarlarının uzunlukları eşit olan paralelkenara eşkenar dörtgen denir. Karşılıklı kenraları paraleldir. Dört kenarının uzunlukları eşittir. Karşılıklı açılarının ölçüleri eşittir. Ardışık iki açının ölçüleri toplamı 180° dir. Köşegenler birbirine diktir. Köşegenler birbirini ortalar.
    Îtilâf: Uygunluk. Kelimenin anlamla uygunluğu, kelimelerin vezinle uygunluğu, kelimelerin diğer kelimelerle uygunluğu, anlamının vezinle uygunluğu ve anlamın anlamla uygunluğu.
    Ruznameci: Günlük defterleri kaleme alan kişi. / İnşaat masraflarının günlük hesabını tutan muhasebeci.