Müştemilat Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Müştemilat terimi ile ilgili toplam 6 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Müştemilat nedir? Müştemilat ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Müştemilat Terimi Hakkında Bilgi

    Osmanlı Türkçesi Terimi Olarak Müştemilat :

    Eklenti-Ek bina.

    📂 Osmanlı Türkçesi Terimleri Sözlüğü

    Hukuk Terimi Olarak Müştemilat :

    eklenti

    📂 Hukuk Terimleri Sözlüğü

    Sanat Terimi Olarak Müştemilat :

    Eklenti-ek bina.

    📂 Sanat Terimleri Sözlüğü

    Belediyecilik-Kamu Yönetimi Terimi Olarak Müştemilat :

    Müştemilat. Bir şeyin içine aldığı şeyler. İçerisindeki şeyler. Eklentiler.

    📂 Belediyecilik-Kamu Yönetimi Terimleri Sözlüğü

    Sosyal Bilgiler Terimi Olarak Müştemilat :

    Eklentiler.

    📂 Sosyal Bilgiler Terimleri Sözlüğü

    Emlak ve Gayrimenkul Terimi Olarak Müştemilat :

    Taşınmazın kullanımını kolaylaştıran ek tesis.

    📂 Emlak ve Gayrimenkul Terimleri Sözlüğü

    Müştemilat terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Müştemilat hakkındaki yorumlar

    Müştemilat hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Müştemilat ile ilgili benzer terimler:

    Müşir: Osmanlılarda askerlikte en yüksek rütbe, mareşal.
    İstidrâk: Anlamla ilgili sanatlardandır. Över gibi görünerek yerme ve yerer gibi görünerek övmek.
    1. Övme yoluyla yerme: Eskiler te'küdü'z-zemm bi-mâ yüşebbihü'l medh derlerdir. Kişi övmeye benzer sözlerle, kuvvetle yerilir.
    Ali Paşa'nın Girit'teki başarısızlığını dile getiren Ziya Paşa'nın Zafernâme'sinden alınan şu beyitler bu sanatın en güzel örneklerinden.

    Bârek-Allah zehî kevkebe-i âlel'al
    Levhaş-Allah, aceb nusret-i feyz ü ikbâl!

    Hak bu kim görmedi ağaz edeli devre elek
    Böyle bir tefh ü zafer böyle şükûh ü iclâl...

    Lerze saldı feleğe nâre-i "Hayyâk Allah"
    Râşe verdi küre'yi gulgule-i "Ya Müteâl"

    Kimseler olmadı bu feth-i mübîne mazhar
    Ne Skender ne Hülâgâ ne Sezar ü Anibal.

    Âferin himmetine âsaf-ı âli-kadrin,
    Oldu şâyeste-I tevfik-i Cenâb-I Müteâl

    Girid'I aldı geri himmet-i seyf ü kalemi
    Hakkına gelmiş iken dâiye-i istiklâl

    Devleti eyledi bir öyle belâdan âzâd
    Yoksa pek müşkil olurdu şu zamânda ahvâl...

    İhtiyar eyledi bu kışda şu müşkil seferi,
    Yoksa kim etmiş idi kendisini istiskâl!

    2. Yerme yoluyla övme: Eskiler te'kîdü'l-medh bi-mâ yüşebbıhü'z-zemm derlerdi. Kişi yermeye benzer sözlerle kuvvetle övülür. Örnek:

    Dehrde anlamayup bilmediği varsa meğer
    Tamau buğz u nifak u hased u gadr u sitem
    Nabî
    Müderris: Eskiden medresede öğretmen, sonraları profesör anşamında kullanılmıştır.
    Muvakkithane: Saat imali ve tamiri yapılan yer.
    Mutasarrıf: Osmanlı yönetimindeki sancakların ( Vilayet ile kaza arasındaki yer.) en büyük mülki ve idari amiri. Derece olarak kaymakamdan büyük validen küçüktürler.