Yargı Bağımsızlığı:
Yargının hiç bir organ ve makama bağlı olmadan, emir ve talimat almadan görevlerini özgür biçimde yerine getirebilmesidir.
Hücre İskeleti:
Ökaryotik hücrelerin değişik şekillere adapte olabilmeleri, hareketlerini yönlendirip koordine etmeleri sitoplazmanın her tarafına yayılmış olan protein yapıda filamentlerin oluşturduğu kompleks ağ sayesinde gerçekleşir. Bu ağ hücre iskeleti (Cytoskeleton) olarak adlandırılır.
Hücre iskeleti oldukça dinamik bir yapı olup, devamlı olarak hücrenin şeklinin değişmesini, bölünmesini ve çevreye cevap vermesini organize eder. Hücre iskeleti bakterilerde bulunmaz.
Hücre iskeletini hücre içindeki bulunuş yerleri ve şekilleri farklı olan 3 tip filament meydana getirir .
1. Mikrotübüller.
2. Intermediate filamentler
3. Mikrofilamentler (aktin filamentler)
Bu filamentlerin hepsi farklı protein alt birimlerden meydana gelmiştir.
Mikrotübüller; tubulin, intermediate filamentler; vimentin veya lamin ve aktin filamentler; aktin gibi proteinler tarafından meydana getirilirler.
Antropomorfizm:
Yunanca, antropos (insan) ve morphe (şekil) terimlerinden türetilmiştir. Tanrıların insana benzer şekilde tanımlanmasını ifade eder. Başta politeist dinlerde ve Eski Ahid'te bu tip tanrı anlayışları görülür.
Avrasya:
Avrupa'yı Asya'nın batı uzantısı kabul eden coğrafyacıların iki kıta için kullandıkları ortak ad.
Milli Egemenlik:
Egemenliğin, yani devleti kuran, yöneten en üstün gücün, kişilere veya belli zümreye değil, doğrudan doğruya millete ait olmasıdır. Kısacası halkın kendisini yönetmesidir.
Örnek: Bir ülkenin başında halkın seçtiği insanlardan oluşan bir meclis (TBMM), bir kişi varsa (Cumhurbaşkanı) ve bu meclis ile başkan sürekli halk tarafından seçilerek belirleniyorsa, bu durumda egemenlik yani güç halkın elindedir. Halkın elinde olan bu güce milli egemenlik adı verilir. Milli egemenliğin olduğu ülkelerde demokrasi ve cumhuriyet yönetimi vardır.