Tetabu-I İzâfât Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Tetabu-I İzâfât terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Tetabu-I İzâfât nedir? Tetabu-I İzâfât ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Tetabu-I İzâfât Terimi Hakkında Bilgi

    Edebiyat Terimi Olarak Tetabu-I İzâfât :

    İkiden fazla ismin meydana getirdiği zincirleme tamlama. Edebiyatımızda Türkçe, Farsça, Arapça kaidelere göre kurulmuş üç çeşit tetâbu'ı izâfâta rastlanır. Türkçe kurala göre iki, Farsça kurala göre üç kelimeden meydana gelen tamlamalar anlatımı bozmaz. Türkçe tetâbu'-ı izâfât'a örnek:

    "Ahmet'in söylediklerinin doğruluk derecesinin araştırılması..."
    Farsça tetâbu'-ı izâfât'a örnek:

    Ey vucûd-ı kâmilün âyin eclâr-ı feyz-I Hak
    Âsitânım kıble-ı hâcât-ı erbâb-ı yakîn
    Fuzulî

    📂 Edebiyat Terimleri Sözlüğü

    Tetabu-I İzâfât terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Tetabu-I İzâfât hakkındaki yorumlar

    Tetabu-I İzâfât hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Tetabu-I İzâfât ile ilgili benzer terimler:

    Tesbi: Bir gazelin beyitleri önünü beş mısra eklenerek yapılan müsebba'dır. Müsebba musammatlardan bir nazım şeklidir. Kafiye şeması şöyledir: Aaaaa (aa) bbbbb (ba) ccccc (ca). Tesbi, Türk edebiyatında çok az görülür. İzzet Molla'nın Fuzuli'nin bir beytini, Leyla Hanım'ın da İzzet Molla'nın bir beytini tazmin yoluyla oluşturduğu tesbi'ler de vardır.
    Terza Rima: Üçer mısralık bentlerle kurulur. Bend sayısı belirsizdir. Tek bir mısra ile sona erer. Kafiye şeması şöyledir: Aba bcb cdc ded e.
    İlk olarak İtalyan edebiyatında görüldü. Dante İlahi Komedya'sını bu nazım şekliyle yazdı. Edebiyatımızda terza rima'yı Tevfik Fikret, Şehrâyîn adlı tek şiirinde denemiştir. 1908'den sonra pek kullanılmamıştır. Bu biçimde yazılmış kısa şiirlerin son mısrasının kuvvetli olmasına dikkat edilir.
    Terdid: Bir anlatımda sözü dinleyici ya da okuyucunun ilgisini yoğunlaştırdıktan sonra konuyu hiç beklenmedik bir sonuca götürme yoluyla yapılan edebi sanat. Sözün ciddi bir sonuca varması haline terdid-i sâdık, varmamasına terdid-i mutâyip denir. Örnek:

    Dizilirler ayakta
    Ana baba ve kardeş
    Hayal ırak... Irakta
    Eder fiillerle güreş

    Başından kayar yastık
    Nura döner karanlık
    Sırlar çözülür artık
    Kırka çıkınca ateş
    Necip Fazıl Kısakürek
    Tenasüb: Divan edebiyatında anlamları arasında bağlantı bulunan sözcüklerin aynı ifadede kullanılmasıyla yapılan edebi sanat. Örnek:

    Asîb rûzigârı gülistân-ı dehre
    Sen serv-i gül-izârı hevâdar olan bilür
    Bakî

    Tenasüb, ilham ve tezat sanatlarıyla da birlikte kullanılır. Bu yönüyle de ikiye ayrılır: İlham-ı tenasüb: İlham ve tenasüb sanatlarının birlikte kullanılmasıyla yapılır. İki anlamı olan bir sözcüğün, dize ya da beyit içinde belirtilmemiş anlamıyla diğer bazı sözcüklerin arasında anlam bakımından bağlantı kurularak yapılır. Örnek:

    Ne güzel vâkıadır bu ki asup can gözünü
    Hâb-ı gaflette geçen ömrümü rü'yâ gördüm
    Zatî
    (Can gözünü açıp gaflet uykusunda geçen ömrümün bir rüya olduğunu görüp anlamam ne güzel bir olaydır. Rüya, düş kelimelerinin kastedilmeyen ikinci anlamının hâb ve rüya sözcükleriyle ilişkisi vardır.)

    İlham-ı tezad: İlham ve tezat sanatları birlikte kullanılır. İki anlamı olan bir sözcüğün dize ya da beyit içinde belirtilmemiş anlamıyla anlamlı bir sözcük arasında ilişki kurmak şeklinde yapılır. Belirtilmeyen anlam cinas yoluyla sağlanır. Örnek:

    Serverlik ister isen üftâdelik şiâr et
    Kim düşmeden ayağa çıkmadı başa bâde
    Fuzulî
    (Burada ayak önce kadeh sonra gerçek ayak anlamlarıyla kastediliyor. Fuzulî beyitte sözcüğün vurgulamadığı ayak anlamı ile baş sözcüğü arasında tezat yapıyor.)
    Tenâfür: Bir ifadede birbirleriyle uyuşmayan harf, hece, sözcük ya da tamlamaların kulağa hoş gelmeyen etki yapmasıdır. İkiye ayrılır:
    Harflerle tenâfür: Çıkış noktaları aynı ya da birbirine yakın harflerin aynı sözcükte toplanması. Örneğin: Yaptırttık
    Sözcüklerle tenâfür: Söylenişleri zor olan, dinlenmesinden zevk alınmayan ağır vurgulu sözcüklerin art arda sıralanması: Örnek:
    Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi