Sözlük Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Sözlük terimi ile ilgili toplam 4 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Sözlük nedir? Sözlük ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Sözlük Terimi Hakkında Bilgi

    Edebiyat Terimi Olarak Sözlük :

    Bir dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, kelimenin kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren eser. Sözlükler tek dilli veya çok dilli olabilir. Madde başlarını a-be-ce sırası takip eder. Genel veya özel alanlarla ilgili sözlükler hazırlanabilir. Arap harfli eski sözlüklerde madde başı Arapça kelimenin üç harfli kökünün son harfi esas alınarak sıralanırdı. XIV.-XV.yüzyıllar arasında yaşamış olan el-Kamûsü-ı-Muhît (Okyanus Sözlüğü) adlı eseri Türkçeye çeviren Mütercim Asım bu sistemi kullandı. İlk sözlük olarak İskenderiye Müzesi kütüphanecisi Bizanslı Aristophanes'in hazırladığı eser kabul edilir. İslam dünyasında en önemli sözlük X. yüzyılda yaşayan Fârâblı İsmail Cevheri'nin Sihâh adlı Arapça eseri. Vankulu Lügatı diye bilinen Müteferrika'nın bastığı ilk kitap da bir Sihâh çevirisidir. Türk kültüründe ilk sözlük ise Kaşgarlı Mahmud'un Türkçe'den Arapça'ya Divanü Lügati't-Türk'üdür.

    📂 Edebiyat Terimleri Sözlüğü

    Türkçe-Dil Bilgisi Terimi Olarak Sözlük :

    Bir dilin bütün ya da belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser, lügat.

    📂 Türkçe-Dil Bilgisi Terimleri Sözlüğü

    Sosyal Bilgiler Terimi Olarak Sözlük :

    Bir sözcüğün yazılışını, okunuşunu, anlamını veya başka dillerdeki karşılığını öğrenmek için başvurulan kaynak.

    📂 Sosyal Bilgiler Terimleri Sözlüğü

    Kütüphanecilik Terimi Olarak Sözlük :

    Belirli bir dilde alfabetik olarak dizilmiş sözcükleri ve her bir sözcüğün anlamı, etimolojik kaynağı, söyleniş biçimi gibi bilgileri sunan veya belirli bir dilde alfabetik olarak dizilmiş sözcüklerin bir başka dildeki karşılıklarını gösteren (ayrıca "leksikon" olarak da bilinir) kitaptır.

    📂 Kütüphanecilik Terimleri Sözlüğü

    Sözlük terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Sözlük hakkındaki yorumlar

    Sözlük hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Sözlük ile ilgili benzer terimler:

    Sone: İlk iki bendi dörtlük, son iki bendi üçlük on dört mısradan oluşan nazım şekli. Önce İtalyan edebiyatında kullanılmış, sonra Fransız edebiyatına, oradan da diğer Avrupa edebiyatlarına geçmiştir. Edebiyatımızda ilk Cenab Şahabeddin'in sone şeklinde şiir yazdığını görüyoruz. Servet-i Fünûn şairlerinin hemen hepsi bu nazım şeklini benimser. Sone kafiye sistemi üçe ayrılır.
    1. İtalyan tipi: Kafiye şeması abba, abba, ccd, ede
    2. Fransız tipi: Kafiye şeması abba, abba, ccd, eed
    (İtalyan ve Fransız tipi sone arasındaki tek fark son üçlüğün düzenindedir.)
    3. İngiliz tipi: Mısra sayısı değişmemekle beraber ilk on iki mısra tek bir bend, son iki mısra da ayrı bir bend halinde yazılırlar. Kafiye şeması: a b a b c d c d e f e f g g. Örnek:

    Yüksük

    Yüksüğün ince şeklini yazmak
    Bana pek güç gelir kadınlardan
    Sorunuz belki bir güzel parmak
    onu tersim için bulur imkan

    Bunu bir çekmenin içinde gören
    Mu'teber bir refik-i hane sanır;
    Kadrini pek bilirler elde iken,
    Düştüğü anda mutlaka alınır.

    O da layık nezâketin eline:
    Tenine saplanır iken iğne,
    Yine pekçok sever iş işlemeyi;

    Bin letâfetle çırpınır her ân...
    Sanki bir nahl-i nev-hayâta konan
    Küçücük bir kuşun küçük yüreği!
    Ali Ekrem (Bolayır)
    Serbest Nazım: Bend, vezin ve kafiye kurallarına bağlı olmayan nazım şekli. Bendlerin, mısraların ve hecelerin sayıları belli düzene bağlı değildir. Şair isterse kafiyeli yazar. Bendleri sınırlayabilir veya sınırlamaz. Önce Fransız sembolistleri arasında yayıldı. Türk edebiyatına Servet-i Fünûn döneminde Batı edebiyatından girdi. Serbest nazmın uygulanışı üç aşama geçirdi:
    1. Vezinli-kafiyeli serbest nazım: Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âti döneminde görülür. Mısralar bir kelimeye kadar kısaldı, kafiye belli bir kurala göre sıraland. Aruz veznine yer verildi, bir şiirde birkaç aruz kalıbı veya bu kalıpların çeşitli cüzleri kullanıldı.
    2. Vezinsiz-kafiyeli serbest nazım: 1925-1930 yıllarında görülmüş, 1930'dan sonra yaygınlık kazanmıştır. Vezin bırakılmış, bir heceye kadar küçülen dizeler kurulmuştur. Bu dizeler hiçbir dış düzene bağlı değildir. Şair belirtmek istediği fikri taşıyan kelimeyi öne çıkarır. Büyük harfler sadece cümle başlarında kullanılabilir. Kafiyeli mısraların arası açılarak kafiye örgüsü gevşetilir.
    3. Vezinsiz-kafiyesiz serbest nazım: 1940 yılından sonra yaygınlaşan bu anlayışta vezin ve kafiye tamamen bırakıldı şiirde iç uyum önem kazandı. Örnek:

    Yolcu Yolunda Gerek

    Hastalar,
    Kar isterler
    Kafdağının ardından
    Ve buluttan döşek,
    Onlar,
    Yaramaz çocuklardır,
    Sallar durur,
    Dünyanın balkonundan,
    Düştü düşecek!
    Gölgen kaçıyorsa senden,
    Düşmüşse gökte yıldızın,
    Kavga başlar canla ten arasında
    Ne bilelim;
    Hangi pınarın suyu,
    Ya da çiçeğin özünde derman,
    Büyük yerden geldi ferman
    Yolcu yolunda gerek
    Ali Akbaş
    Selis: Halk şiiri nazım şekli. Aruzun fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün kalıbıyla gazel şeklinde yazılır. Murabba, muhammes, müseddes şeklinde yazılmış selislere de rastlanır. Kafiye düzeni divan, semai ve kalenderi nazım şekilleri ile aynıdır. Örnek:

    Benden özge sana yok âşık-ı âvâre güzel
    Sûziş-ı firkat ile yakma beni nâre güzel

    Dün gece dîde-i hunkâr ile ettikte nigâh
    Ciğerim başına açtın yine bir yâre güzel
    Nûrî
    Selh: Başkasına ait bir şiirin anlamını alıp kelimelerini değiştirerek yeniden yazmak. Selh intikal'in bir çeşidi sayılır.
    Selâset: Bir yazıda cümle ve kelimelerin akıcı, âhenkli, kolay ve anlaşılır olması. Selâset, sözüklerin birbirine uygun seçilmesiyle sağlanır.