Sandık:
Sanatkârların vaktiyle yangınlarda her şeyden önce nakletmeleri icap ettiğinden bütün kıymetli âletler, örneklerin ve kalıplarının durduğu sandıklardır ki küçüğüne çekmece derler. Pek o kadar büyük değildir. Kolaylıkla nakil olur. Çalışılacağı zaman kapağı açılarak önüne oturulur.
Ressam Levni:
18. Asırda yetişmiş ressam Edirneli Abdülcelil Çelebi'dir. Muktedir ve iftihar edeceğimiz kıymetli bir sanatkârımızdır. Eşi ve iktidarı şark sanatında yoktur.
Nakkaş Sai:
Mimar Koca Sinan asrında ve yanında yaşamış ve Tezkiretül Bünyan'ı yazmıştır. Kendisi Mimar Sinan yapısı binaların nakkaş başısı sayılmaktadır. O devirlerdeki eserlerde görülen nakışlar bu zatın olmakla meşhurdur. Topkapısında Ahmetpaşa Camii meksure tavanı. Takkeci camii nakışları bu zata izafe olunmaktadır.
Nakkaşbaşı:
Resim ve tezyinat yapan sanatkârların ve nakkaşların başı.
Müzehhip Çekmecesi:
Her sanat erbabının kabili nâkil ufak bir çekmecesi vardır ki en kıymetli malzemesi ve âletleri orada saklı durur. Mezhhiplere ait olanlara müzehhip çekmecesi denir.