Ortak Zarf Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Ortak Zarf terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Ortak Zarf nedir? Ortak Zarf ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Ortak Zarf Terimi Hakkında Bilgi

    Türkçe-Dil Bilgisi Terimi Olarak Ortak Zarf :

    Birleşik cümlelerin, bağımlı sıralı cümlelerin yüklemlerinin ortak zarfı, ortaklaşa zarf: Sonra denizi gördüler, fırtınalı havalarında büyük dağların göge doğru kalkışını, küçük çırpıntıların her türlü hayal oyununa elverişli köpüklerini, dalgaların sedef rengi kumsallarda ilerleyip gerileyişini, denizi ve onun değişik yüzlerini gördüler. (A.H.Tanpınar, Yaz Yağmuru, s.145)

    📂 Türkçe-Dil Bilgisi Terimleri Sözlüğü

    Ortak Zarf terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Ortak Zarf hakkındaki yorumlar

    Ortak Zarf hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Ortak Zarf ile ilgili benzer terimler:

    Zarf Tümleci: Cümlede yüklemin anlamını zaman, tarz, ölçü, yer, yön vb. bakımlardan daha belirgin duruma getiren, sınırlayan, kelime ve kelime gruplarından oluşan tümleç: Bunları kendisi iyice tahlil etmişti. (A.H.Tanpınar, Huzur, s.166) gibi.
    Ortak Nesne: Birleşik cümlelerde birbirinden farklı kılışları gösteren fiillerin anlamlarını tamamlayan ve onlara ortaklaşa nesnelik eden nesne: Postacı adresi buldu, ama bize bildirmedi. (F.R.Atay, Gezerek Gördüklerim, s.141)
    Belirsiz Nesne: Cümlede yüklemin belirtilmemiş bir kişi ve şeyi etkilediğini anlatan ve yükleme durumu eki almamış bulunan yalın durumdaki nesne: Kılıç olup beynine inebilecek çiçeğe su verme. (A.N.Asya, Kubbeler, s.70)
    Belirli Nesne: Cümlede fiili geçişli olan yüklemin belli bir kişiyi veya nesneyi etkilediğini gösteren ve yükleme durumu eki almış olan nesne: Gidenler, arkalarından ne kadar ağladığımızı, haykırdığımızı, kalbimizde açtıkları derin boşluğu bilmiyorlar mı? (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, s.40)
    Nesne: Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime: Abdullah Efendi gecenin sükuneti içinde bu manzarayı doya doya seyretti. (A.H.Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları, s.52) gibi.