Ortak Nesne:
Birleşik cümlelerde birbirinden farklı kılışları gösteren fiillerin anlamlarını tamamlayan ve onlara ortaklaşa nesnelik eden nesne: Postacı adresi buldu, ama bize bildirmedi. (F.R.Atay, Gezerek Gördüklerim, s.141)
Belirsiz Nesne:
Cümlede yüklemin belirtilmemiş bir kişi ve şeyi etkilediğini anlatan ve yükleme durumu eki almamış bulunan yalın durumdaki nesne: Kılıç olup beynine inebilecek çiçeğe su verme. (A.N.Asya, Kubbeler, s.70)
Belirli Nesne:
Cümlede fiili geçişli olan yüklemin belli bir kişiyi veya nesneyi etkilediğini gösteren ve yükleme durumu eki almış olan nesne: Gidenler, arkalarından ne kadar ağladığımızı, haykırdığımızı, kalbimizde açtıkları derin boşluğu bilmiyorlar mı? (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, s.40)
Nesne:
Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime: Abdullah Efendi gecenin sükuneti içinde bu manzarayı doya doya seyretti. (A.H.Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları, s.52) gibi.
Ortak Özne:
Birleşik cümleyi oluşturan esas ve yardımcı cümleler ile bağımlı sıralı cümlelerde aynı olan özne, özne ortaklığı: İhtiyar feylesof anlattıkça müteheyyiç oluyor, müteheyyiç oldukça en büyük teferruatı canlı bir ifade ile tafsil ediyor, ellerini kaldırıyor, bazen ayağa kalkıyor, tekrar kanepeye bitap düşüyor, hikayesine hararet ve hareketle devam ediyordu. (Ö. Seyfettin, Harem, s.63) gibi.