Nesir (Düz Yazı) Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Nesir (Düz Yazı) terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Nesir (Düz Yazı) nedir? Nesir (Düz Yazı) ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Nesir (Düz Yazı) Terimi Hakkında Bilgi

    Edebiyat Terimi Olarak Nesir (Düz Yazı) :

    Duygu, düşünce ve hayallerin dilgilgisi kurallarına uygun cümleler içinde anlatılması şeklindeki edebi eser. Edebiyatın iki anlatım yolundan biridir. Diğeri nazımdır. Nesirde aklın kontrolü altında duygu, düşünce ve hayallere yer verilir. Nazımdan daha geç doğmuştur. Düşüncelerin fadesi için nazımdan çok daha zengin imkanlara sahiptir. Hikaye, roman, tiyatro, masal, hatırat, makale, sohbet, deneme, gezi yazısı, biyografi gibi edebiyat türlerinde hep nesir kullanılır. Nesrin en küçük birimi tek başına bir anlam ifade eden cümledir. Nesir, kullanılan üslûba göre sade nesir, orta nesir ve süslü nesir olmak üzere çeşitlere ayrılır.

    📂 Edebiyat Terimleri Sözlüğü

    Nesir (Düz Yazı) terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Nesir (Düz Yazı) hakkındaki yorumlar

    Nesir (Düz Yazı) hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Nesir (Düz Yazı) ile ilgili benzer terimler:

    Nazire: Bir şairin şiirine başka bir şair tarafından aynı şekil, vezin, kafiye ve redifle yazılan şiir. Divan edebiyatı nazım türüdür. Kelime Arapça "eş, değer" anlamlarındaki nazir'den gelir. Nazire yazma, tanzir, tanzir etme diye anılır. Nazire geleneği Türk edebiyatına İran edebiyatından geçmiştir. İranlı şairler nazireye cevâb adını verirler. Alay ve şaka yollu yazılmış nazirelere tezhil veya hezl denir. Örnek:

    Fuzûlî'nin gazeli
    Hayret ey büt sûretin gördükte lâl eyler meni
    Sûret-i hâlim gören sûret hayâl eyler meni

    Mihr salmazsın mana rahm eylemezsin munca kim
    Sâye tek sevdâ-yı zülfün pây-mâl eyler meni

    Za'fı tâli mân-i tevfik olur her nice kim
    İltifâtın ârzû-mend-i visâl eyler meni

    Men gedâ şahâ yâr olmak yok ammâ neyleyem
    Ârzû ser-geşte-i fikr-i muhâl eyler meni

    Tir-i gamzen atma kim bağrım deler kanım döker
    Akd-i zülfün açma kim âşüfte-hâl eyler meni

    Dehr vakf etmiş meni nev-res civanlar aşkına
    Her yeten meh-veş esîr-i hatt u hâl eyler meni

    Ey Fuzûlî kılmazsam terk-i tarîk-i aşk kim
    Bu fazilet dâhil-i ehl-i kemâl eyler meni

    Fuzûlî

    Nedim'in Fuzuli'nin bu gazeline yazdığı nazire:

    Bûs-ı la'lin şöyle sîr-âb-ı zulâl eyler beni
    Kim gören âb-ı hâyât içmiş hayâl eyler beni

    Şâire söz bulmağa minnet yok amma neyleyim
    Âh kim hâyret seni gördükçe lâl eyler beni

    Sevdiğim câm-ı meye hâcet nedir la'l-i lebin
    Bir şeker handeyle mest-i bî mecât eyler beni

    Bağda zülf ü ruhun andıkça bu kimdür deyü
    Sünbül ü gül birbirinden sûal eyler beni

    Nükhet-î zülfünle geldikçe nesîm-i nev-bâhar
    Turra-i sünbül-sıfat âşüfte-hâl eyler beni

    Nâ-tüvânım şöyle çeşmin hasetinden kim gehî
    Sâye-i müjgân-ı âhü pây-mâl eyler beni

    Gerdişin gördükçe sâkî-mülâyım meşrebin
    Arzû ser-geşte-i fikr-i muhâl eyler beni

    Hasret-i çeşminle ben hâk-i siyâh olsam dahi
    Baht âhir sürme-i çeşm-i gazâl eyler beni

    Güldürür ya ağlatır ya lütf eder yâhud itâb
    Hâsılı neylerse ol ruhsâr-ı âl eyler beni

    Arz-ı hâlim çok efendim hak-i pây devlete
    Lütfun ammâ bî-niyâz-ı arz-ı hâl eyler beni

    Ben kulun lâyık değildir aslına ammâ yine
    İltifâtın ârzü mend-i visâl eyler beni

    Gûyyâ bilmez efendim bende-i dîrinesin
    Kim Nedîmâ bu mudur deyü suâl eyler beni

    Nedîm
    Nazım: 1. Duygu, düşünce ve isteklerin ölçülü, ahenkli bir biçimde iletmeyi amaçlayan anlatım yolu.

    2. Dizelerden oluşan vezinli ve kafiyeli anlatım şekli. Kelime, "dizmek, ipliğe inci dizmek" anlamlarını taşır. Nazımda sadece anlam değil, seslerin musikisi de önemlidir. Akılda kolay kaldığı için ezberlenmesi istenen bilgilerin çoğu bu yolla ifade edilir. En küçük birim dizedir (mısra). Ayrıca beyit, kıta, bend gibi nazım birimleri de vardır. Şiirler de nazım şeklinde yazılır, ancak her nazım, şiir değildir.
    Nât: Hazreti Muhammed'i övmek için yazılan şiirler.
    Nâme: 1- Mektup, kitap, risâle, ferman gibi anlamlar taşıyan Farsça bir kelime. Eskiden kitap türü olarak çok kullanılmıştır. Kıyafetnâme, kâbnâme, Hamzanâme gibi. Resmi nitelikteki kağıt ve mektuplar da nâme diye bilinirdi.

    2- Sevgiye ve sevgiliye ilişkin mektup anlamına gelen "name", yazılmış kitap anlamıyla bileşik sözcük olan çeşitli kitap adlarında yer alır. (Selimname, Kanunname, Kıyafetname)
    Nakarat: Şiirlerde bendlerin sonunda tekrarlanan mısra veya mısralar. Bu bölüm, anlam bakımından her bendi şiirin ana duygusuna bağlar. Şiirin, nakarat bölümlerinde ifade olunan duygu ve düşünce etrafında gelişmesini sağlar. Nakarat, halk şiirinde bağlama veya kavuştak diye bilinir. Sözlü musiki eserlerinde aynı söz ve ezgi ile tekrar edilen bölüm de nakarattır.