Zemzem:
Hz. İbrahim, oğlu İsmail ve eşi Hz. Hacer’i Mekke’ye bıraktığında Allah tarafından onlara ikram olarak verilen Kâbe’nin yanındaki kaynak suyu. Tarihte, zemzem suyunun çıkmasıyla beraber Kâbe ve civarına birçok kabile gelip yerleşmiştir. Zemzem, içen kişilerin açlığını ve susuzluğunu giderir. Mekke’ye gelen hacılar, memleketlerine dönerken bu sudan götürürler. Zemzemi ayakta içip dua etmek sünnettir.
Tekbir:
Din ıstılahında, Allah en büyüktür, Allah her şeyden daha büyüktür anlamına gelen Allâh'ü ekber diyerek Allah'ı azamet ve kibriya ile anmak demektir.
Say:
Sözlükte çalışmak, çalışıp kazanmak, gayret etmek, kastetmek, koşmak, yürümek gibi anlamlara gelen say, dini bir terim olarak, hac ve umre esnasında Kâbe'nin doğusundaki Safa ve Merve denilen iki tepeciğin arasında, Safa'dan başlayıp Merve'de tamamlanmak üzere, yedi defa gidip gelmeyi ifade eder.
Rükn:
Sözlükte köşe ve bir şeyin aslı anlamına gelen rükn, bir hac terimi olarak hac ve umre ibadetini meydana getiren ve yapılmaması, umre veya haccı geçersiz kılan temel menasik demektir. Ayrıca Kâbe'nin köşelerine de rükün denir.
Mizab-ı Kâbe:
Kâ'be'nin damında biriken yağmur sularının dışarıya akmasını sağlamak amacıyla Hatîm'in bulunduğu taraftaki duvarın üstüne yerleştirilen altından yapılmış oluktur.