Molla Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Molla terimi ile ilgili toplam 3 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Molla nedir? Molla ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Molla Terimi Hakkında Bilgi

    Osmanlı Türkçesi Terimi Olarak Molla :

    Büyük kadı, Kadı'nın bir üst derecesi, eyalet kadısı.

    📂 Osmanlı Türkçesi Terimleri Sözlüğü

    Sosyal Bilgiler Terimi Olarak Molla :

    1- Büyük Kadı

    2- Medrese öğrencisi

    3- Büyük bilgin

    4- Dini yönü ağır basan kimse.

    📂 Sosyal Bilgiler Terimleri Sözlüğü

    Tarih Terimi Olarak Molla :

    En yüksek rütbeli kadı. Bilgin (Medrese öğrencileri ve okur-yazar olanlar için de unvan olarak kullanılmıştır.)

    📂 Tarih Terimleri Sözlüğü

    Molla terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Molla hakkındaki yorumlar

    Molla hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Molla ile ilgili benzer terimler:

    İrsal-ı Mesel: Anlamla ilgili sanatlardandır. Söylenen fikri kuvvetlendirmek için araya atasözü veya atasözü değerinde örnekler katmaya denir. İleri sürülen düşünce, kendisiyle ortak nokta bulunmayan başka bir düşünceyle birlikte kullanılır. İrad-ı mesel de denir. Örnekler genellikle herkes tarafından bilinen, söylenen, kabul edilen atasözleri, vecizeler ve hikmetli sözlerden seçilir.

    Örnek: Tok olanlar bilemez çektiğini aç kalanın
    Sırtı pek kimseye ahvâl-i şita yaz görülür

    Samî
    Mihrap: Camilerde kıble yönünde bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer.
    Daire: Çember ile, çemberin iç bölgesinin birleşimine daire denir.
    Mevlevihane: Mevlevilik tarikatına bağlı olanların, tarikat kurallarına göre toplandıkları ve içinde özel odaları ve tören yerleri bulunan bina.
    İntihal: Başkasına ait eserlerden parçalar alıp kendisininmiş gibi gösterme. Aşırma veya ahz u sirkat tabirleri de aynı anlama gelir. İntihal şiirde olursa şirkat-ı şi'r bu işi yapan da düzd-i sühan (söz hırsızı) diye anılır. Sünbülzâde Vehbi, Sirkat-ı şi'r (şiir çalma) olayı için şu beyti söylemiştir:

    Sirkat-ı şi'r edene kat'i zeban lâzımdır
    Böyledir şer-i belâgatle fetâvâ-yı sühan.