Vakf — Durmak, durdurmak.
Kur’an-ı Kerim Terimleri Sözlüğü
Kur’an-ı Kerim alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 744 terim açıklaması bulunmaktadır.
Vahiy — 1. Allah’ın buyruk, yasak ve öğütlerini insanlara ulaştırmak üzere peygamberlerine özel yollarla iletmesidir. 2. Gizli konuşma,... Devamını Oku »
Vahiy Kâtipleri — Kur’an-ı Kerim'in indiği dönemde Hz. Peygamberin emriyle ayetleri yazan sahabiler.
Ümmet — 1. Topluluk, cemaat, millet. 2. Din ve inanç birliği temelinde bir araya gelen ve aynı peygambere bağlanan insanlar topluluğu, ... Devamını Oku »
Telaffuz — İlgili sözcük ya da cümlenin kullanıldığı dilin özelliklerine göre söylemek.
Tûfan — 1. Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur. 2. Şiddetli yağmur, fırtınalı sel.
Tilavet — Kuran-ı Kerim’i güzel ve sesli olarak usulünce okuma. Kuran-ı Kerim’i tecvit kurallarına uygun olarak ve anlamını düşünerek oku... Devamını Oku »
Tezhip — Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama.
Tevhid — 1. Allah’ı zatında, sıfatlarında ve fiillerinde birleme, tek ve eşsiz olduğuna inanma, ona hiçbir şeyi şirk koşmadan ibadeti yalnı... Devamını Oku »
Tevatür — Yalan söylemek üzere bir araya gelmesi aklen mümkün olmayan çok sayıda kişinin aktardığı olay, bilgi veya haber.
Şükür — Bir şeyin karşılığını vermek, yapılan iyiliği dile getirmek ve sahibini övmek. İyiliğin kıymetini bilmek, iyilik edene teşekkür et... Devamını Oku »
Şeytan — Hz. Âdem’e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah’ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis.
Şer — 1. Kötü, fena, kötü iş, bela, musibet. 2. Günah. 3. Bu dünyada hukuki yaptırımları ve kınamayı, ahirette de cehennem azabını... Devamını Oku »
Şehadet — Tanıklık, şahitlik, bir şeyin doğruluğuna inanma. Allah’tan başka tanrı olmadığına ve Hz. Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna... Devamını Oku »
Şefkat — Acıyıp esirgeme, birini severek sakınma, koruma altına alma.
Şefaat — 1. İman eden salih bir müminin Allah’ın ve kullarının haklarını gözeterek müminlerin iyiliği için uğraşması, onları kötülüklerden ... Devamını Oku »
Sure — Kur’an-ı Kerim’in her biri diğerinden besmele ile ayrılmış yüz on dört (114) bölümünden her biri.
Sinsi — Gizli, kurnazca, alttan alta iş gören.
Sevap — Kişinin iman, ibadet, ahlak ve tüm güzel davranışlarının karşılığı olarak Allah tarafından kendisine verilen ödül; mükâfat.
Sefa — Üzüntü ve kederden uzak olmak, gönül rahatlığı.
Sebat — Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna deyin sürdürme, ahde vefa etme.
Salâvat — "Allah’ın rahmeti ve bereketi, Hz. Muhammed’in, ailesinin ve ona iman edenlerin üzerine olsun." anlamında "Allahümme salli ala Muh... Devamını Oku »
Sahabe — Hz. Peygamber zamanında yaşamış, Müslüman olarak Peygamberi çok kısa bir süre olsa da görmüş, onun sohbetinde bulunmuş ve yine Müs... Devamını Oku »
Râvi — Rivayet eden, işittiği haberleri ve sözleri başkalarına aktaran, hadisle ilgili haberleri anlatan.
Raûf — Fazlasıyla merhametli, şefkatli, acıyan, esirgeyen.
Rasûl — Elçi, haber getiren, Allah’tan aldığı emirleri insanlara ulaştıran peygamber.
Kıyamet — Dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü.
Kıssa — Kendisinden ders alınması gereken olay, hikâye. Kur’an-ı Kerim’deki geçmiş peygamberler ve milletlerle ilgili ibretli ve tarihi ol... Devamını Oku »