Zorba — Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse).
Kur’an-ı Kerim Terimleri Sözlüğü
Kur’an-ı Kerim alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 744 terim açıklaması bulunmaktadır.
Zebur — Allah (C.C.) tarafından Hz. Davud’a gönderilen kutsal kitap.
Vesile — 1. Kendisiyle herhangi bir amaca ulaşılan ve yakınlık sağlanan şey, araç, vasıta. 2. İnsanı Allah'a yakınlaştıran ve onun Allah... Devamını Oku »
Vaat — Bir işi yerine getirmek için verilen söz.
Tevhit — Birleme, bir şeyin bir olduğuna karar verme, tek kılma. "Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed onun resulüdür." anlamına gelen "La... Devamını Oku »
Tespih — Allah’ı zatında, sıfatlarında, fiillerinde ve isimlerinde her türlü eksiklikten uzak tutma. “Sübhanallah” sözünü söyleme. Allah’ı ... Devamını Oku »
Tevrat — Dört büyük kitaptan ilki olan ve Allah (C.C.) tarafından Hz. Musa’ya gönderilen İlahî kitap.
Tevazu — Alçakgönüllü olma, kibirlenmeme, yumuşak huylu ve mütevazı olma.
Teâlâ — Allah’ın yüceliğini belirtmek için isimlerinden hemen sonra bir sıfat gibi kullanılan “yüce olsun, ulu olsun.” anlamlarına gelen ö... Devamını Oku »
Tasarruf — Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım.
Şirk — 1. Denklik, ortaklık, ortak olma, eş koşma. Allah’a inanmakla birlikte başka varlıkları da tanrı kabul etme. 2. Allah'a ortak k... Devamını Oku »
Sükûnet — Durgunluk, dinginlik, sessizlik, huzur, rahat, dinme, yatışma.
Savma — İstenmeyen birini yanından uzaklaştırmak.
Savm — İslam’ın beş temel şartından biri olarak sorumluluk çağına gelmiş olan Müslümanların ibadet niyetiyle imsak vaktinden itibaren, gü... Devamını Oku »
Salih Amel — 1. İyi, güzel, yararlı iş ve davranış. Dayanaklarını Kur’an-ı Kerim ve sünnetten alan, insanın imanını güçlendirmek için niyetli o... Devamını Oku »
Sahabi — Hz. Muhammed ’i (s.a.v.) görmüş ve onun sohbetinde bulunmuş Müslüman. Hz. Muhammed’in arkadaşı. Bu kelimenin çoğulu sahabedir.
Rabb — Allah. Yaratan ve yarattıklarını başıboş bırakmayıp terbiye eden. Rızık veren, bütün varlıkların ihtiyaçlarını karşılıksız olarak ... Devamını Oku »
Niyaz Etmek — Yalvarma, yakarma, istek, arzu, dua.
Nice — Nasıl, çok, birçok, hayli, çok kere, ne, ne zaman, kaç, ne kadar, hangi, ne kadar, ne derece, ne vakte kadar.
Nankör — Kendisine yapılan iyiliğin değerini bilemeyen, iyiliğe kötülükle karşılık veren.
Müstesna — Bir bütünün veya kuralın dışında olan, kural dışı, şaz. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan.
Müstağni — Elinde olanla yetinen, doygun.
Mümin — Allah’ın varlığını, birliğini ve Hz. Peygamber’in Allah Teâlâ’dan getirdiği kesin hüküm ve bilgileri kalp ile tasdik eden, tereddü... Devamını Oku »
Miskin — Hiçbir şeyi bulunmayan, yiyeceği ve giyeceği için başkalarına muhtaç olan. Kendisini geçindirecek zenginliğe sahip olmayan; ancak ... Devamını Oku »
Melike — Kadın hükümdar.
Mahfaza — İçinde değerli eşyaların saklandığı kutu, kılıf.
Mağrur — Kurumlu, gururlu, kibirli, kendini beğenmiş.
Liyakat — Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim.