Hattat:
1. Bir hat üstâdından meşk edip icâzet alarak, hat eserleri yazmaya ve hat sanatını öğretmeye yetkili olan sanatçı.
2. Hat yazan kişi. Güzel yazı yazan sanatçı. Son Abbasi halifesi Musta'sım Billâh'ın. kölesi olduğu söylenen Amasyalı Yâkut-ı Musta'sımi'ye kadar kalemin ağzı düz kesilirdi. Yakut eğri keserek tahrif-i kalemi bulmuş ve aklâm-ı sitteye yeni bir biçim kazandırmıştır. İşte Yakut'a, sanatta yaptığı bu yenilikten dolayı hattat denilmiş, hat ve hattatlık Yakut'la seçkin bir sanat ekolü hâline gelince kelime terimleşmiştir. Yakut'tan önce güzel yazı yazanlara katip denildiği gibi hattat da deniliyordu, fakat Yakut 'tan sonra yalnız hattat kelimesi kullanılmış, katip ve küttâp denilmemiştir. Mir Ali Herevi'ye göre hattat olmak için beş şey gerektir: Birincisi dikkat-i tab', ikincisi yazıdan anlamak, üçüncüsü elde kuvvet, dördüncüsü emek çekmek, beşincisi yazı için lâzım gelen kâğıt, kalem ve mürekkebin en iyilerinin bulunması.
Hatip Ebrusu:
H. XII. (Milâdi XVIII.) yüzyılda Ayasofya hatibi olduğu bilinen zatın yaptığı ebrulara ve benzerlerine verilen ad. Belirgin olmayan dörtgen köşelerinde renkli çiçek desenleri şeklinde tertiplenmiş ebrulardır.
Hatime:
Bitiş. Yazma kitaplarda müellifin eserini bitirirken yazdığı duaları, hattatını, varsa müzehhibini belirten yazılan kapsayan son yaprak. El yazması kitapların son sayfası, genellikle eseri kaleme alan hattatın imzası burada bulunurdu ve kitabın ilk sayfaları gibi son sayfası da tezhiplenirdi.
Hatai (Hatayı):
Merkezinde lotusu andıran stilize edilmiş bir çiçek, motifi ve etrafındaki dallarda stilize çiçek ve yapraklar bulunan süsleme biçimi. Ayrıca eskiden kullanılan kâğıtlardan birinin adıdır. Türkistan'da Hatay şehrinde imal edilir, ham olarak gelir ve abadi gibi aharlanıp mührelendikten sonra kullanılırdı. Ağaç elyafından yapılmıştır.