Berâat-ı İstihsal Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Berâat-ı İstihsal terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Berâat-ı İstihsal nedir? Berâat-ı İstihsal ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Berâat-ı İstihsal Terimi Hakkında Bilgi

    Edebiyat Terimi Olarak Berâat-ı İstihsal :

    Sözün başında eserde anlatılanları belirten sözcük ya da söyleyişler. Berâat üstün gelmek, istihsal yeni ayın görünmesi, yağmurun yağması, çocuğun doğarken çığlık atması anlamlarına gelir. Bu edebi sanata hüsn-i ibtida adı da verilir. Amaca iki yolla ulaşılır. Bir ilişki kurularak ya da ilişki kurulmadan. İlişki kurulmasına tahallüs, kurulmamasına iktidab denir. Sinan Paşa'nın Tazarru'namesi, Fuzuli'nin Hüsn'ü Aşk'ı, Cevdet Paşa'nın Belagat-ı Osmanniye adlı eserlerinde bu sanatın güzel örnekleri vardır.

    📂 Edebiyat Terimleri Sözlüğü

    Berâat-ı İstihsal terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Berâat-ı İstihsal hakkındaki yorumlar

    Berâat-ı İstihsal hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Berâat-ı İstihsal ile ilgili benzer terimler:

    Belagat: 1. Düzgün ve yerinde söz söyleme sanatı. Sözün düzgün, açık, anlaşılır, güzel olmasını, söyleme nedeniyle, söylenene göre düzenlenmesini öğreten bir bilimdir.

    2. (metinde) Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.
    Bedî: Sözü, kulağa hoş gelecek ve ruha heyecan verecek şekilde güzelleştirme yollarını gösteren bilim. İlm-i bedî de denir. Bu isim altında toplanan sanatlar iki gruba ayrılır:
    Sözle ilgili sanatlar (Sanayi-i lafziye): Cinas, iştikak, seci, kalp, tedvir, aks, teddil, tasri, tarsi gibi.
    Anlamla ilgili sanatlar (Sanayi-i mâneviye): İlhan, tevriye, tenasüp, mübalağa, leff ü neşr, tensik, mügalata-i mâneviye, tecahül-i ârif, hüsn-i ta'lil, tezat, istifham, rücu, tekrir, telmin, insal-i mesel, istidrak, tevcih, iktibas gibi.
    Basitname: Divan edebiyatında yalın Türkçe ile yazılmış gazeller. Bunlara Türkî-i basit gazel de denir. Basitnamelerde Arapça ve Farsça sözcüklerle tamlamalar çok azdır. Örneğin:

    Düşdi bu gönlüm sana hey sevdüğüm
    N'ola yakışsan bana hey sevdüğüm

    Çün seve geldi seve gider seni
    Bu gönül önden sona hey sevdüğüm

    Ayruluk derdi bana bir bun durur
    Kim döyer imdi buna hey sevdüğüm

    Turmadım uçmak diler gönlüm kuşı
    Yüce köşkünden yana hey sevdüğüm

    Yüzüni gözler güzel bu uyüzden ay
    Giceler kalur tana hey sevdüğüm

    Ağzını öpmek ana ol kim senün
    Söğme yok yire ana hey sevdüğüm

    Cânı dahi bir kez ana hey sevdüğüm
    Edirneli Nazmi
    Balad: Eski Fransız şiiri nazım biçimlerinden biri.Üç uzun bir kısa bendden oluşan Batı edebiyatı nazım türü. Uzun bendlerin dize sayısı 6-10 arasında değişir. Kısa bend ise 4-5 dizedir. Bu bend tanrıya, krala, prense ithaf bendidir. Her bendin sonundaki mısra bir tür nakarattır. Masal ve hikaye niteliğindeki bendleri ele alıp işleyen, kısa ve hikayesi olan şiirlerdir.
    Bahr-ı Tavîl: Vezinli, kafiyeli uzun nesir cümlelerden kurulan Divan edebiyatı nazım türü. Fe'ilatün, mefa'ilün, müstef'ilün gibi cüzler arka arkaya tekrarlanır. Türk edebiyatında çok az kullanılmıştır.