Alay Erkânı:
Başta miralay olmak üzere, alayı teşkil eden taburların binbaşılarıyla, alay müftüleri ve alay kâtipleri gibi yüksek rütbeliler hakkında kullanılan bir terimdi.
Alay Emini:
Yüzbaşıdan büyük, binbaşıdan küçük, askeri kâtip sınıfından bir vazifenin unvanıydı. Alay kâtipliğinden terfi ederek tayin olunur ve alayın idari ve hesap işleriyle meşgul bulunurdu. Zabitler gibi resmi elbiseler giyerdi. Alay eminleri binbaşılığı da terfi olabilir, oradan da diğer zabitler gibi yükselmeye devam edebilirdi.
Alay Çavuşu:
İki anlama gelmekteydi. Birincisi, hükümdarların bir yere gidişinde, geçit merasimlerinde önden gidip yol açanlara verilen isimdi. Bunlara "divan çavuşu" da denirdi.
İkincisi ise, orduda emir ve kumandadan askeri haberdar edenlere verilen isimdi. Bunlar tellal gibi yüksek sesle bağırarak verilen emirleri duyururlardı.
Alay Beyi:
Eskiden miralay rütbesinde olan, vilayet merkezlerindeki jandarma kumandanlarına verilen unvandı. 1908'den sonra bu kullanım terk edilerek, yerine "alay kumandanı" kullanılmaya başlanmıştır. Bu tabir daha önceleri zeamet sahipleri için kullanılırdı.
Alaya Binmek:
Resmi sıfatı olan şahısların, bayramlarla resmi günlerde yapılan alaylara iştiraklerini ifade eden bir tabirdi. Eskiden alaylara atla iştirak edildiği için, alaya binmek tabiri de oradan kalmıştır.