Ab-ı Hayat Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Ab-ı Hayat terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Ab-ı Hayat nedir? Ab-ı Hayat ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Ab-ı Hayat Terimi Hakkında Bilgi

    Tasavvufi-Tasavvuf Terimi Olarak Ab-ı Hayat :

    Farsça, hayat suyu manasınadır. Bu suyu içenin ölümsüz olacağına inanılır. Aynı manaya gelen başka terimler de vardır : Ab-ı zindegi, ab-ı cavidani, dirilik suyu, bengisu, hayat kaynağı, aynü'l-hayat, nehrül-hayat, ab-ı Hızır, ab-ı iskender. Kur'an'da ab-ı hayata işaret Hızır (a) ve Hz. Musa (a) hikâyesindedir.

    📂 Tasavvufi-Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

    Ab-ı Hayat terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Ab-ı Hayat hakkındaki yorumlar

    Ab-ı Hayat hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Ab-ı Hayat ile ilgili benzer terimler:

    Dergâh: Farsça. Kapı, eşik, kapı yeri, sığınılacak yer, makam, tekke gibi mânâları vardır. Tarikat mensubu şeyhlerle, dervişlerin ikametgahı olan büyük tekkelere dergâh denir. Hürmeti arttırmak için şerif sıfatı eklenerek Dergâh-ı Şerîf de denilir. Kelime hafifletilerek "dergeh" şeklinde de telaffuz edilir.
    Derviş: Farsça. Fakir, dilenci, dünyadan yüz çeviren, kendini Allah'a veren kişi. Tarikat mensuplarının çoğu fakir olduğu için, bu isimle anıldığı ileri sürülür. 
    Vird: 1. Tasavvufta bir zikir çeşididir. Tasavvufta belirli sayıda Allah denilerek nefsin durulmasını hedefleyen zikir çeşidine vird denir.

    2. Arapça, su payı, ordu, gece ibadete ayrılan zaman dilimi, çok sayıda kuş, Kur'an da her bir cüz, her gün rutin olarak okunması görev haline getirilen dua veya zikirler gibi çeşitli anlamlan içeren bir kelime. Sufiyye büyükleri tarafından hazırlanan hususi dualar. Çoğu, Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflere dayanır. Müritler, bunları durumuna göre günlük, haftalık, aylık ve yıllık olarak tekrar ederlerdi.
    Mürit (Mürid): 1. Arapça, isteyen demektir. Allah'a vuslatı arzu eden, bir başka deyişle, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak isteyen ve bu olgunluğun eğitimini verecek bir şeyhe (veya mürşide) bağlanan (öğrenci olarak kaydını yaptıran, talip olan) kişiye mürit (mürid) denir.

    2. Tasavvuf yolunda bulunan, bir mürşide intisap ederek seyr-ü sülûk ile manevi makamlarda yol almak suretiyle cemal mertebelerine ulaşmak yolunda irade izhar eden demektir.
    Mürşit (Mürşid): 1. Doğru yolu gösteren, kılavuz.

    2. Müritlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi.

    3. Arapça, doğru yolu gösteren, uyaran, irşad eden demektir. Gerçek mürşit Hz. Muhammed (sav)'dir. Diğer mürşitler, O'nun manevî mirasını elde etmeğe muvaffak olmuş kişilerdir.

    4. Tasavvuf yolunda kendisinden önceki yetkili kişinin manevi izni ile insanları irşat eden, doğru yolu gösterip yetiştiren ve kemale getiren yani olgunlaştıran tasavvuf terbiyesine ehil kişiye mürşit denilir. Mürşidin olgunluğuna işaret eden bir terim ise "mürşîd-i kâmil"dir.