Zorunlu Karşılık Oranı Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Zorunlu Karşılık Oranı terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Zorunlu Karşılık Oranı nedir? Zorunlu Karşılık Oranı ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Zorunlu Karşılık Oranı Terimi Hakkında Bilgi

    Ekonomi, Bankacılık Terimi Olarak Zorunlu Karşılık Oranı :

    Banka ve diğer finansal kuruluşların bilançolarında taşıdıkları mevduat, kredi ve benzeri yükümlülüklerine karşılık merkez bankasında tutmak zorunda oldukları rezerv miktarını gösteren kanuni orandır. Zorunlu karşılık oranı, yükümlülüklerin çeşidine, vadesine ve para birimine göre farklılaşabilmektedir. Merkez bankaları bu oranı bir para politikası aracı olarak kullanabilmektedir. Eğer bankalar atıl rezervlere sahip değilse, zorunlu karşılık oranı artırıldığında bankalar verdikleri kredileri geri çağırırlar ve bu durum para arzının azalmasına neden olur. Zorunlu karşılık oranı düşürüldüğünde ise zorunlu karşılıkların bir kısmı kullanılabilir rezerv şekline dönüşür, bu da bankaların kredi tabanını artırır. Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur. (Reserve Requirement Ratio)

    📂 Ekonomi, Bankacılık Terimleri Sözlüğü

    Zorunlu Karşılık Oranı terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Zorunlu Karşılık Oranı hakkındaki yorumlar

    Zorunlu Karşılık Oranı hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Zorunlu Karşılık Oranı ile ilgili benzer terimler:

    Zikir: Zikir, sözlükte anmak, hatırlamak demektir. Dinî bir terim olarak zikir, Allah'ı anmak ve hatırlamaktır. Bu da "Allah / Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur) / Allahû ekber (Allah uludur) / Elhamdulillah (Şükür Allah'adır) gibi kelimelerin dille ve kalble tekrarlanmasıyla olur. Zikir, Allah'ın yüceliğini her an akılda tutmak, hep O'nunla olmak, O'nu bir an olsun akıldan çıkarmamak, O'na olan sevgimizi dile getirmek için yapılır.
    Zamm-ı Sure: Namazda ayakta iken Fâtiha suresinden sonra okunan Kur'an-ı Kerim ayetlerine zamm-ı sure denir. Bu sırada istenirse baştan sona bir sure veya en az üç ayet okunur.
    Tezhib: Tezhip bir süsleme sanatıdır. Yazma kitapların daha çok da Kur'an-ı Kerim'in sayfa kenarlarının yaldız ve boya ile süslenmesidir. Bu sanatla uğraşan erkeklere müzehhip, kadınlara da müzehhibe denir.
    Tevrat: Tevrat, tıpkı Kur'an-ı Kerim gibi dört büyük kutsal kitaptan biridir. Yüce Allah, onu Musa Peygamber'e göndermiştir. Gönderilen ilk büyük kutsal kitaptır. Zebur ve İncil onu tasdik etmek için indirilmiştir.
    Tecvid: 1. Tecvîd, kelime olarak bir şeyi iyi ve güzel yapmak demektir. Dinî bir terim olarak ise Kur'an-ı Kerim'i düzgün ve güzel okuma kurallarını öğreten bilim dalının ismidir.

    2. Kur'ân-ı Kerim'i en güzel bir biçimde okumakla ilgili kurallar bütününe denir. Tecvit başlı başına bir ilim haline gelmiştir. Bu ilmin amacı, Kur'an'ın en güzel şekilde okunmasını sağlamaktır.