Otobiyolojik Temizleme:
Akarsular ve denizler birer ekosistemdir. Her ekosistem kendini onarmaya çalışır. Kirlenen su kaynaklarının, su kaynaklarında doğal olarak bulunan canlılarla temizlenmesine
otobiyolojik
temizleme denir. Bu canlılar, otobiyolojik temizleme sırasında oksijen tüketirler. Bu nedenle otobiyolojik temizlemenin belirli bir sınırı vardır.
Su Kirliliği:
Su kaynaklarının kirletici etmenler tarafından kimyasal, fiziksel ve biyolojik yapısının bozulmasına su kirliliği denir.
Su Kirliliğinin Nedenleri
1. Havaya karışan tanecikli yapıların ve asitlerin yağışlarla su kaynaklarına ulaşması.
2. Evsel ve endüstriyel atıkların sulara boşaltılması.
3. Tarımsal gübrelerin ve ilaçların su kaynaklarını kirletmesi.
4. Deniz kazaları sonucunda fosil yakıtların denizlere boşaltılması.
5. Kanalizasyon sularının arıtılmadan su kaynaklarına boşaltılması.
Asit Yağmurları:
Odun, kömür ve diğer fosil yakıtların yakılması sonucu atmosfere verilen kükürt ve azot içeren gazların, atmosferde çeşitli tepkimeler ile asitli bileşiklere dönüşüp yağışlarla yeryüzüne dönmesine
asit yağmurları denir.
Ozon Kirliliği:
Egzoz gazları, güneş ışığının etkisiyle çeşitli tepkimelere girerek ozon (O3) ve azotdioksit (NO2) gazlarının oluşumuna neden olur. Atmosferde bu gazların birikmesi sonucu oluşan kirliliğe
ozon kirliliği denir.
Yeryüzüne yakın katmanlarda ozon gazı birikimi, solunum yolunu tahriş eder, bitkilerin dokularında çürümeye neden olur ve meyve verimini düşürür.
Küresel Isınma:
Yeryüzündeki bitki örtüsünün azalması, fosil yakıtların kullanımının artması, fabrika bacalarındaki zehirli gazların filtre edilmeden atmosfere verilmesi, deodorant kullanımı gibi sebepler atmosferdeki karbondioksit, metan, ozon, azotdioksit ve kloroflorokarbon (CFC) bileşiklerinin artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle güneşten gelen ışınlarla atmosfer ve okyanusların sıcaklığı daha da artmıştır. Bu duruma
küresel ısınma denir.