Şorolo — Orta Oyunu argosunda 'çocuk' ya da 'tüysüz delikanlı' anlamında kullanılır.
Tiyatro Terimleri Sözlüğü
Tiyatro alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 564 terim açıklaması bulunmaktadır.
Şeytan — Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi. Tiyatroda bu rolü oynayanlar, her yanında korkunç canavar yüzleri ... Devamını Oku »
Şenlik — Çeşitli oyunların ve sanat ürünlerinin halk önünde belli bir sıra ve düzen içersinde sergilenmesi ve topluca değerlendirilmesi ve ... Devamını Oku »
Şakşakçı — Eski tiyatrolarda, alkışlamasını sağlamak için oyunun alkışlanacak yerlerinde alkışı başlatacak görevli. Oyunun tümünü onaylatabil... Devamını Oku »
Stanistlavski Dizgesi — Konstantin Stanistlavski'nin (1863-1938) oyunculuk yöntemi. Oyuncunun iç ve dış yönden kendini rolüne hazırlamasını ve çalıştırmas... Devamını Oku »
Sözsüz Oyun — Düşünceleri ve duyguları kimi kez müzik, kimi kez çeşitli eşyalar kullanarak, kimi kez dansla ya da gövde ve yüz hareketleriyle ya... Devamını Oku »
Soyut Tiyatro — Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışıla gelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatr... Devamını Oku »
Soytarı — Bir oyunda, revüde yada sirkte gülünç hareketler, sözler ve becerilerle seyredenleri eğlendiren sanatçı.
Sokak Tiyatrosu — Geleneksel tiyatro yapıları dışında, açık havada, herhangi bir yerde, sokakta, parkta alanda ve benzeri yerlerde oyunlar oynayan t... Devamını Oku »
Sokak Oyuncuları — Sokaklarda çeşitli beceri gösterilerinde bulunan, skeçler oynayan, müzik aletleri çalan, buna karşılık seyredenlerden para toplaya... Devamını Oku »
Sofita — Üst Sahne Boşluğu. Sahne üstündeki ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik kesim.
Sıcak Renkler — Kırmızı, turuncu ve sarı renkler, duyguları kışkırtıcı sıcak renkler öbeğine girer.
Sanat Tiyatrosu — Kazanç düşünmeden kazanç yapmayı hedefleyen ve bunu yaparken seyircisine düşünce duygu açısından katkıda bulunmayı amaç edinen tiy... Devamını Oku »
Salon Komedyası — Bir salon dekoru içinde oynan ve nükteli konuşmalarla gelişen, hafif, salt eğlendirmeye dayanan komedya biçimi.
Sahne Yetkilisi — Sahnenin disiplininden, düzeninden ve çalışma izlencesinden sorumlu olan yetkili. Sahne yetkilisi, oyun çıktıktan sonra gösteriler... Devamını Oku »
Sahne Uyarlaması — 1- Bir romanı ya da öyküyü oyunlaştırma. 2- Bir sahne yapıtını için daha uygulana bilir duruma getirme. 3- Yabancı bir oyunu... Devamını Oku »
Sahne Tasarımı — Tiyatronun temel öğelerinden biri.Sahne oylumu bilgisi ve düzeni. Dekor, giysi, ışıklama, ses ve ışık etmenleri, oylumun biçimsel ... Devamını Oku »
Sahne Altı — Sahne altındaki kat. Birinci bodrum. İkinci bodrum.Üçüncü bodrum.
Sahne Ağzı — Sahnenin seyirciye açılan çerçeve içinde kalan görüngesi.
Sabit Işık Köprüsü — Yapıya tutturulmuş hareket etmeyen ışık köprüsü.
Romantik Tiyatro — XVIII. yüzyılın ikinci yarısı ile XIX. yüzyılın ilk yarısında egemen olan bu akım, klasikçiliğe olduğu kadar Rasyonalizme da karşı... Devamını Oku »
Romantik Komedya — Geçmişe dönük, imgeleme dayanan bir komedya alt türüdür. Geçmişin efsane ve masallarını konu edinir. Geçmişe bir kaçış ve özlem va... Devamını Oku »
Rol Kesme — Bir rolü, gerektiğinden daha büyük ölçüde, abartarak yapay bir konuşma ve aşırı hareketlerle oynama.
Rol Dağıtmak — Bir oyun çalışmaya başlamadan önce, oyun kişileri oynayacak sanatçıları saptamak.
Rol Dağılımı — Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını belirleme işlemi.
Rol Çalma — Oyun ve konuşma sırası başka bir oyuncudayken seyircinin dikkatini kendi üzerine çekme. Bu tiyatro sanatı açısından çok kötü bir ş... Devamını Oku »
Ritüel — Dinsel tören, kutlama. Tiyatronun kaynağında ritüeller vardır. Bolluk törenleri, ölüp dirilme törenleri, üreme törenleri, söylenen... Devamını Oku »
Revü — Konu açısından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirilerine gevşekçe bağlanmış, kendi başlarına anlamları olan tablolardan kurulu, ez... Devamını Oku »