Tartışma:
Bir konu üzerinde karşılıklı olarak olumlu ve olumsuz fikir yürütme, bir fikre karşı olan fikri savunma hali; karşı karşıya durum alıp zayıf tarafları aramadır tartışma.
Tariz (Taşlama):
Bir kimseyi iğnelemek, onunla alay etmek amacıyla bir sözü gerçek anlamının tam karşıtı bir anlamda kullanmaktır.
Örnek :
Randevuna sadıkmışsın, beklemekten kök saldık.
O kadar çok konuştu ki söylediklerinden hiçbir şey anlamadık.
Biraz daha hızlı yürürsen karıncalar bile bizi geçecek.
Şiir:
1- Seslerin, ritimlerin, uyumların kaynaşmasıyla en güçlü duyguları, izlenimleri, coşkuları canlandırma ve etkileme sanatı; koşuk.
2- Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin kullanılmasıyla ortaya çıkan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım.
Şart Cümlesi:
1. Eylemin, yargının gerçekleşmesini şarta bağlı olarak bildiren cümlelere şart cümlesi denir.
Örnek :
Görürsem selamını söylerim.
2. Temel cümleyi yargı bildirmeden zaman, şart, sebep ve benzetme işlevi ile tamamlayan zarf görevindeki yardımcı cümle türü. Fiil kök ve gövdeleriyle ek-fiile - SA şart ekinin getirilmesi ile kurulur. Şart eki geniş zaman kipinden sonra da gelebilir:
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
(Y.K.Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz, s.83)
Şart Birleşik Cümle:
Birleşik cümlelerde, yan cümlecik temel cümleye şart anlamı katarak bağlanmışsa, bu tür cümlelere şart birleşik cümle denir. Şar birleşik cümlelerde yan cümlecik "-sa, -se" ekiyle oluşturulur.
Örnek :
Bakarsan kimin geldiğini görürsün.