Soprano (İt.):
Üst ses. En ince, en tiz kadın ve çocuk sesi. Soprano sesler kendi içinde lirik, dramatik ve koloratur olarak sınıflanır. Lirik soprano, masum genç kız sesidir. (La Boheme'deki Mimi gibi.) Dramatik soprano, güçlü, egemen ve şiir okurcasına söyleyen açık bir sestir. (R. Strauss'ın Salome veya Elektra'sı gibi.) Koloratur soprano (coloratura), cambazlık yapma yeteneği olan, kıvrak ve süslemeli geçitleri rahatlıkla söyleyebilen sestir. (Lucia di Lamermoor'daki Lucia gibi.)
Sonorite:
Birden fazla çalgının oluşturduğu dengeli ve güzel ses dolgunluğu. Ses gürlüğü. Seslilik. Ötüm. Sonorité (Fr.).
Sonatin:
Kısa, küçük sonat. Sonatçık. Sonatina (İt.).
Sonat:
1- Büyük yapıda olan genellikle piyano, keman, viyolonsel gibi solo çalgılara ya da piyano eşlikli yaylı veya üflemeli çalgılardan birine yazılan bir sanat eseridir.
2- Başlangıçtaki anlamıyla çalınmak, tınlatılmak için parça anlamında Üç yada dört bölümden kurulmuş yapıtın bütünü.
3- Üç ya da dört bölümlü çalgısal yapıt. Tek çalgı, piyanoyla birlikte iki çalgı ya da oda toplulukları için sonatlar vardır. Canlı bir Allegro, ağır ve duygulu bir Andante, atik ve kıvrak ritimli bir Scherzo ve parlak bir Final, örnek bir sonatın bölümleridir. Sonat biçimi, birinci bölüm biçimi olarak (A-B-A) senfoni biçimine de uyarlanmıştır. Sonata (İt.).