Revizyonculuk:
Bir öğretinin ana konusunu tartışma konusu yapanların tutumu.
Restorasyon:
Eski bir yapıda bozulmuş, yıkılmış olan yerleri, bölümleri aslına uygun bir biçimde onarmak.
Resim:
Osmanlı Dönemi'nde kimi eşyadan ya da işlerden alınan vergi.
Reisülküttap:
1. Osmanlı Dönemi'nde, XVII. yüzyıla değin padişah divanında, divan yazmanlarının başı olan görevliye verilen san.
2. Tanzimat'tan önceki dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nun dışişleri bakanı.
3. XVII. Yüzyıla kadar Nişancı’ya bağlıydı. Dîvân’da görüşülecek konuların sırasını belirler, dış işlerine bakar, Dîvân’da alınan kararları yazıya geçirirdi.
Reform:
1. XVI. yüzyılda Batı Kilisesi'nde gerçekleşen dinsel devrim. Siyasal, iktisadi ve toplumsal etkileriyle Hristiyanlığın üç ana kolundan biri olan Protestanlığın ortaya çıkmasına yol açmıştır.
2. Kelime Anlamı olarak toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik ve iyileştirmelerdir. Terim anlamı olarak ise Reform, 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa'yı etkileyen Katolik Kilisesi' ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir.
Düşünmeyi ve düşünerek ortaya çıkan özgür düşünceleri reddederek sadece kilisenin dediklerinin doğru olduğunu kabul eden düşünce sistemine skolastik düşünce adı verilmiştir.
Reform, aslını bozmadan yeniden şekil verme, düzenleme anlamına gelen bir kavramdır.