Pencere:
Bina içinin aydınlatılması, havalandırılması, pencere kanadı kapalı iken rüzgar ve yağışın içeriye girmesini önleyen, aynı anda dışarıyı da görmemize yarayan yapı elemanına denir.
Perde:
1. Görüşü, ışığı engellemek veya bir şeyi gizlemek için bir açıklığın önüne gerilen örtü.
2. İki yeri birbirinden ayıran bölme.
Perdelik:
Alçı, strafor, poliüretan ve ahşap gibi malzemelerden üretilen, perde taşıyıcı sistemleri veya rayları gizlemeye yarayan, tavanda pencere genişliğinde ya da duvardan duvara yapılmış uygulama.
Perde Duvar:
Binalarda rüzgar ve deprem gibi yatay kuvvetlerden oluşan kesme kuvvetlerini karşılamak üzere, ayrıca üzerine fazla yük gelen ve kalınlığının az olması istenen yerlerde yapılan betonarme duvarlara denir.
Perspektif:
İki boyutlu bir yüzeyde objeleri üç boyutlu gösterebilme sistemidir. 15. yy. başlarında temel kuralları belirlenmeye başlanmıştır. Ufuk çizgisi üstündeki odak noktası ve hava perspektifi olmak üzere iki şekilde olabilir. Odak noktası, birbirine paralel çizgilerin göz hizasındaki bir başka çizgi üzerinde tek bir noktada birleştiği prensibidir. Hava perspektifi ise atmosferin etkisiyle uzaktaki nesnelerin yakınlardaki nesnelere oranla daha az belirgin ve griye dönük bir tonda gözükmeleridir.