Mutasavvıf:
1. Tasavvufa bağlanan ve o yolda yürüyen kimse. (Tasavvuf: Allah'ın birliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliği Vahdet-i vücud anlayışı ile açıklayan dinî ve felsefî akım)
2. Tasavvuf inançlarını benimseyip kendini Tanrı’ya ve Tanrısal hikmete vermiş, tasavvufla uğraşan, gizemciliği yaymaya çalışan kimse.
Mizbah:
Eski çağlarda, dinî törenlerde Tanrıya kurban sunulan yer.
Mevâli:
1. Emevilerin Arap olmayan Müslümanlara verdikleri isim.
2. Müslümanlığı kabul etmiş Arap olmayan Müslümanlara azatlı köle manasındaki bu isim verildi. Bunlar Müslüman Arapların üstün tutulmasından rahatsızlık duyuyorlardı. Bu durum, toplumda birlik ve beraberliğin bozulmasında önemli rol oynamıştır.
Melik:
1. Padişah, hükümdar, sultan, hakan yerine kullanılan deyim.
2. Selçuklularda sultan tarafından bir eyaleti, bölgeyi yönetmekle görevlendirilen hanedan mensubu.
3. Türk-İslam devletlerinde Sultan'ın çocukları "Melik" unvanı ile anılmıştır.
Maveraünnehir:
Aral Gölü'ne dökülen Seyhun ve Ceyhun ırmakları arasında kalan geniş ve verimli topraklar. "Iki nehir" arası anlamında kullanılır.