Melek:
1- Allah'ın emriyle çeşitli görevleri yerine getiren, gözle görülmeyen nûrânî varlıklardır.
2- Nurdan yaratılmış, yeme - içme, erkeklik - dişilik gibi özellikleri olmayan, Allaha itaat edip isyan etmeyen, gözle görülmeyen ve kanatları olan varlıklar.
Mekruh:
1- Lûgatta sevilmeyen ve hoş görülmeyen şey demektir. Din deyiminde, yasaklığı sabit olmakla beraber, ona aykırı olarak da bir delil veya işaret mevcut olan şeydir.
2- Yapılmaması daha iyi ve sevabı olan, ancak yapılması azabı gerektirmeyen iş. İbadetlerle ilgili olarak mekruh söz konusu olunca, sevabın az olması kastedilir; o işin yapılmaması iyidir anlamına gelmez.
Meâl:
1. Her yönüyle aynen aktarılması mümkün olmayan bir sözün başka bir dile yaklaşık olarak çevirisidir. Özellikle Kur'an tercümeleri için kullanılmaktadır.
2. Anlam, kavram, mefhum.
3. Kur'an'ın Arapça'dan başka bir dile tercüme edilmesi demektir. Ancak meal yapılırken kelime kelime tercüme değil, tercümeye kısa açıklamalar ilave edilir. Bu da ayetlerin daha iyi anlaşılmasını sağlar.
Mahşer:
Öldükten sonra dirilen insanların toplanacağı yerdir. Büyük kalabalık.
Kürsü:
Camilerde vaizlerin Cuma, bayram veya önemli günlerde cemaati bilgilendirmek için konuşma yaptığı yer.