Finansal Derinleşme Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Finansal Derinleşme terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Finansal Derinleşme nedir? Finansal Derinleşme ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Finansal Derinleşme Terimi Hakkında Bilgi

    Ekonomi, Bankacılık Terimi Olarak Finansal Derinleşme :

    Toplumun her kesimine daha geniş hizmet seçeneklerinin ulaşabilmesini sağlayacak finansal hizmetlerin artmasıdır. Finans sektöründe yaratılan fonların, reel kesime aktarılma oranı olarak da tanımlanabilmektedir. 'Finansal derinleşme' terimi ekonomiler üzerinde getirdiği makro etkiler ile farklı bir anlamda kullanılabilmektedir. Buna göre daha fazla finansal derinleşme para arzında artış anlamına gelmekte, para arzındaki artış da beraberinde ekonomik büyümeyi getirmektedir.

    📂 Ekonomi, Bankacılık Terimleri Sözlüğü

    Finansal Derinleşme terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Finansal Derinleşme hakkındaki yorumlar

    Finansal Derinleşme hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Finansal Derinleşme ile ilgili benzer terimler:

    Finansal Bulaşıcılık /Yayılma: (Financial Contingency): Ülkelerin birinde ya da birkaçında ortaya çıkan sorunlar yüzünden tedirgin olan uluslararası yatırımcıların benzer özelliklere sahip ülkelerden yatırımlarını hızla çekmeleri ve bu şekilde olumsuz yatırım koşullarının diğer ülkelerin finansal sistemlerine de yayılmasıdır.
    Federal Fon Oranları: (Federal Funds Rate) Amerika Birleşik Devletleri'nde finansal kurumların gecelik bazda borçlanmalarını gerçekleştirdikleri piyasa faiz oranıdır. Para politikası uygulamasında temel gösterge niteliğinde olduğundan ABD Merkez Bankası'nın yakın gözetimi altındadır. ABD Merkez Bankası bu piyasada oluşan günlük "Federal Funds Rate" lerin kendi açıkladığı orana uygun seyretmesi amacıyla açık piyasa işlemleri yoluyla piyasadaki günlük rezerv (kullanılabilir fon) miktarını ayarlar. Örneğin, bu piyasada oluşan faizler kendi hedef oranın altında ise, diğer bir deyişle piyasada fon fazlası varsa, bu miktarı açık piyasa işlemleri ile piyasadan çeker.
    Faktoring: 1- Büyük miktarlarda vadeli satış yapan firmaların, bu satışlardan doğan senede bağlı alacak haklarının, "factor" ya da "faktoring şirketi" adı verilen finansal kuruluşlar tarafından satın alınması işlemi.

    2- Yurtiçi ve yurtdışı piyasalar için mal ve hizmet satımı faaliyetinde bulunan firmaların mal ve hizmet satışından doğmuş ya da doğacak kısa süreli ticari alacak hakkını devretmesi karşılığında likit fon elde etmesi işlemidir. Bunun yanı sıra, firmalara vadeli satış bedellerini vadesinden önce tahsil etme imkanı sağlayan finans kuruluşlarına da 'faktoring' kuruluşları denilmektedir. Bu firmalar, vadeli satış yapmış şirketlerin fatura edilmiş alacaklarını peşin fakat iskontolu olarak satın alırlar ve vadesi geldiğinde alacağı kendileri tahsil ederler.
    Faiz Dışı Bütçe Dengesi: (Primary Balance) Bütçeden gerçekleştirilen faiz ödemeleri hariç tutularak ulaşılan bütçe dengesidir.
    Faiz: 1- Üretim faktörlerinden sermayenin elde ettiği getiridir. Diğer bir ifade ile ödünç alınan paranın kullanımı için ödenen fiyat.

    2- Bir borcun genellikle toplam meblağın yüzdesi olarak belirlenen ücreti. Faiz oranı belirtilen dönem için ücretlendirilir. Mesela yıllık yüzde on beşlik faiz oranı bir yıllığına borç alınan her 100Є için ücretin (diğer masraflar hariç) 15Є olması anlamına gelir. Ayrıca Yıllık Yüzde Oranına bakın.