Elhamdülillah:
Elhamdülillah, "Şükür Allah'a mahsustur." anlamında bir dua sözüdür. Bu cümle Kur'an-ı Kerim'de tam yirmi üç yerde geçmiştir. Maddi ve manevi bütün nimetleri bize gönderen Allah'tır. Bizi sıkıntılardan, belalardan koruyan da yine O'dur. Şükür etmek, insanlara teşekkür etmek gibidir. Nasıl bize iyiliği dokunan birine hemen teşekkür ederek memnuniyetimizi dile getiriyorsak, bize bunca nimeti veren yüce yaratıcımıza da şükretmeliyiz.
Elifba:
Arap alfabesine
Elifba denir. Tıpkı bizde alfabeye ABC demek gibi bir şey yani. Ayrıca Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendiğimiz kitaplara da Elifba ya da Elifba cüzü deriz. Kur'an-ı Kerim öğrenmeye Elifba cüzünün ilk sayfalarında yer alan Arap harflerini öğrenmekle başlarız.
Cüz:
1. Kur'an-ı Kerim'in her yirmi sayfasına bir “cüz” denilmektedir ve Kur'ân-ı Kerim'de toplam 30 cüz bulunmaktadır.
2. Bir bütünü oluşturan parçaların her birine
cüz denir. Kur'an-ı Kerim'i oluşturan otuz parçanın her birinin adı da cüzdür. Her cüzün başlangıç sayfasında, sayfanın kenarında cüz gülü denilen güle benzer bir işaret vardır. Bu işarette kaçıncı cüz olduğu yine Arap rakamlarıyla yazılıdır.
Cebrail:
Cebrail dört büyük melekten biridir. Diğer büyük melekler İsrafil, Mikail ve Azrail'dir. Cebrail'in görevi peygamberlere vahiy indirmektir. Yani Allah ile peygamberleri arasında bir habercidir. Bütün peygamberlere vahyi getiren Cebrail'dir. Cibril, Ruhul Emin, Ruhul Kudüs diye de isimlendirilir.
Cahiliye:
Cahiliye, Kur'an-ı Kerim inip İslamiyet yayılmadan önceki Arapların tutum ve davranışları için kullanılan bir kavramdır. Cahiliye - adı üzerinde - cahillik, kabalık, görgüsüzlük demektir. Bu kavram İslam'a uymayan her türlü inanç, söz ve davranışı ifade eder. Cahilliğin moda olduğu, cehaletin ortalığı kasıp kavurduğu, İslam'dan önceki döneme
Cahiliye Devri denir. Bu devirde insanlar o kadar cahillerdi ki kendi elleriyle taştan, tahtadan putlar yapıp onlara taparlardı.