Döviz Kuru (Exchange Rate) Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Döviz Kuru (Exchange Rate) terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Döviz Kuru (Exchange Rate) nedir? Döviz Kuru (Exchange Rate) ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Döviz Kuru (Exchange Rate) Terimi Hakkında Bilgi

    Ekonomi, Bankacılık Terimi Olarak Döviz Kuru (Exchange Rate) :

    Bir para biriminin başka bir para birimiyle değiştirilebileceği fiyat. Ulusal bir paranın, diğer bir ulusal para cinsinden ifadesidir.

    📂 Ekonomi, Bankacılık Terimleri Sözlüğü

    Döviz Kuru (Exchange Rate) terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Döviz Kuru (Exchange Rate) hakkındaki yorumlar

    Döviz Kuru (Exchange Rate) hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Döviz Kuru (Exchange Rate) ile ilgili benzer terimler:

    Dönemsel Faiz: Bir yatırımın fiilen elde tutulma süresince getireceği faizi ifade eder. (Periodic Interest Rate)
    Dolarizasyon: Bir ülkedeki yerleşiklerin değişim aracı, hesap birimi ve değer biriktirme aracı olarak kendi ulusal paraları yerine yabancı para kullanmalarıdır. Tam dolarizasyon, bir ülkenin ulusal parasını tamamen terk edip, yabancı para birimini resmi para birimi olarak kabul etmesidir. Kısmi dolarizasyon; bir ülkede ekonomik birimlerin, yüksek enflasyon ve belirsizlik ortamında ulusal paranın olası değer kaybından korunmak amacıyla, ulusal para cinsinden finansal varlıklar yerine yabancı para cinsinden finansal varlıkları seçmeye başlamasıyla ortaya çıkmaktadır. Genelde dolarizasyonun ilk aşamasının, yabancı para cinsinden varlıkların değer biriktirme aracı olarak kullanılmaya başlanması olan ‘varlık ikamesi’ şeklinde geliştiği görülmektedir. Öte yandan, özellikle gelişmekte olan piyasalarda yakın geçmişte sıkça yaşanan bankacılık krizleri, iktisat yazınına varlık dolarizasyonunun yanı sıra ‘yükümlülük dolarizasyonu’ kavramını da eklemiştir. Yükümlülük dolarizasyonu; ülkedeki bankacılık ve kamu kesimi dahil olmak üzere tüm ekonomik birimlerin, yabancı para cinsinden büyük miktarda yükümlülüklerinin bulunmasıdır. Hem varlık hem de yükümlülük dolarizasyonları tek bir başlık altında toplanarak ‘finansal dolarizasyon’ olarak nitelendirilebilir. Finansal dolarizasyon, bir ülkedeki yerleşiklerin, hem varlık hem de yükümlülüklerini yabancı para cinsinden tutma eğilimleri olarak tanımlanmaktadır. (Dolarization / Currency Substitution)
    Disponibilite: 1- Likiditesi yüksek olan ve her an kullanılmaya hazır olan parayı ifade eder.

    2- Mevduat kabul eden bankaların taahhütlerine karşılık olarak nakit veya kolaylıkla nakde çevrilebilir, diğer bir ifadeyle likiditesi yüksek değerler bulundurma zorunluluğu olarak ifade edilmektedir. Bankalardaki mevduat ile bu mevduata karşılık bulundurmak zorunda oldukları nakde çevrilebilecek değerler arasındaki ilişkiyi ifade eden disponibilite oranı piyasanın likiditesini etkileyen bir para politikası aracı olarak kullanılmaktadır.

    3- Disponibilite: Hesap sahiplerinin, istedikleri zaman paralarını çekebilmeleri için, bankaların hemen paraya çevrilebilecek türde değerler bulundurma zorunluluğu. Mevduat ve hemen paraya çevrilebilir değerler arasındaki ilişkiyi gösteren bu oran, Merkez Bankası tarafından belirlenir.
    Dezenflasyon: Fiyat artış hızının azalması anlamına gelmektedir. Yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçiş sırasında yaşanan düşen enflasyon sürecini ifade etmektedir. (Disinflation)
    Devalüasyon: Sabit kur rejiminde, ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin azalmasını ifade eder. Örneğin, bir Türk lirasının bir ABD doları karşısındaki değerinin 2,0 TL’den 2,2 TL’ye düşmesi, Türk lirasının ABD doları karşısında %10 değer kaybetmesi (ABD dolarının değer kazanması) anlamındadır. (Devaluation)