Devletçilik:
Ekonomik ve toplumsal bütün görevlerin ve eylemlerin devlet tarafından yönetimidir. Devletçilik düşüncesi özellikle ulusal ekonomiyi koruyuculuk ve sanayileme sorunlarında toplanır. Ülkemizde ulusal burjuvazinin ekonomik yatırım yapacak yeterli gücü olmaması nedeniyle, yatırımların devlet eliyle yapılmasıdır. Bir zorunluluk sonucu ortaya çıkan bu ilke liberalizm ile çelişmez. Atatürkçülüğün altı temel ilkesinden biridir.
Devlet:
1-Toplum halinde yaşayan insanların, aralarındaki düzeni kurmak ve sürdürmek için oluşturdukları güce denir.
2-Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu uluslar topluluğudur.
Destroyer / Muhrip:
Orta çapta toplarla donatılmış, orta tonajlı, çok hızlı ve çevik savaş gemisi.
Despot:
1-Ülkesini baskı ve yasaklarla yöneten zorba kişi. Ortodoks Rumlar'da dinsel başkandır. Katolik örgütlenmesindeki Metropolit karşılığıdır.
2-Bizanslılar döneminde Mora'yı yöneten prenslere verilen ad.
Derviş:
1. Farsça'da dilenci anlamına gelen bir sözcüktür. Tasavvufta ise, bir tarikata girerek, Dünyanın maddi olanaklarından elini eteğini çekerek yoksulluğu seçen, bir tarikat şeyhine bağlanıp tekkede hizmet eden, çile dolduran ve ibadetle nefsini terbiye eden kimsedir. Dervişlikte amaç insanın yüreğini arındırarak olgunlaşması ve Allah'ın rızasına ulaşmaktır.
2. Bir tarikata girmiş, o tarikatın töre ve yasalarına bağlı kimse.