Derebeylik Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Derebeylik terimi ile ilgili toplam 2 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Derebeylik nedir? Derebeylik ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Derebeylik Terimi Hakkında Bilgi

    Tarih Terimi Olarak Derebeylik :

    Ortaçağda, özellikle Avrupa'da, toprağı ve o toprak üzerinde yaşayan köylüleri bir tek kişinin malı sayın, toprak köleliğine (serflik) dayanan siyasal bir düzendir. Kavimler Göçü (375) sonucunda başta Roma İmparatorluğu olmak üzere Avrupa'daki güçlü devletler ortadan kalkmıştır. Bu devletlerin yerine yeni ve güçlü devletler bir türlü kurulamamış, egemen güçler dağınık bir görüntü çizmiştir. Bu dönemde ayakta kalmayı başarabilen Katolik Kilisesi Ortaçağ'ın gizli egemeni olmuştur. İstanbul'un fethi ile bu dönem sona ermiştir.

    📂 Tarih Terimleri Sözlüğü

    Sosyal Bilgiler Terimi Olarak Derebeylik :

    Orta Çağ'da, toprak mülkiyetine sahip olan ve himayesindeki toprağa bağlı köylülerin üretiminden büyük payı alan toprak sahiplerinin egemenliğine dayanan toplumsal düzen.Kısaca zengin toprak sahibi kişiler diyebiliriz.

    İnsanlar eşit değildi. En üst tabakada KRAL, sonra SOYLULAR, en alt kesimde ise SERF'ler bulunurdu. Toprak feodal beyler arasında paylaşılmıştır. Ekonomik güç feodal beylerin elinde olduğu için Kral'a her istediklerini kabul ettirebiliyorlardı. Serf'ler toprakla beraber alınıp satılabilen sürekli toprak işçisi olan kişilerdi. Senyörler (feodal beyler) toprakların ve bu topraklar üzerindeki her şeyin, çalışanlar dâhil, sahibi idiler. Köylüler bu topraklar üzerinde çalışırlardı, bunun karşılığında para alırlardı.

    📂 Sosyal Bilgiler Terimleri Sözlüğü

    Derebeylik terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Derebeylik hakkındaki yorumlar

    Derebeylik hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Derebeylik ile ilgili benzer terimler:

    Derbent Resmi: İki dağ arasında, boğaz özelliğine sahip geçit yerlerinden geçen kervanlardan alınan güvenlik vergisidir.
    Derbent: 1. İki dağ arasında boğaz özelliğine sahip geçit yeridir. Osmanlı Devleti, bu özelliğe sahip yerlerde özellikle ticaret kervanlarının güvenliğini sağlamak amacıyla karakollar ve kaleler kurardı.

    2. Osmanlı Devleti'nde, önemli geçitlerin korunması için yapılan karakol ve üsler.

    3. “Derbent” kelimesi Farsça kökenli bir kelimedir. “Der”; geçit, “bent”; tutmak gibi iki kısımdan oluşur. Osmanlı Döneminde, “derbent” kelimesi teşkilat anlamında kullanılmıştır. Bu anlamda, dağlar üzerindeki geçitlerde ve boğazlarda bulunan karakollara “derbent” denilmiştir.
    Deniz Harp Okulu: Türk Deniz Kuvvetlerine subay yetiştiren okuldur.İlk kez Osmanlı Devleti'nde III. Mustafa Dönemi'nde Hendesehane adıyla oluşturulan okulun, 1776'da Mühendishane-i Bahr-i Hümayun adıyla yeniden düzenlenmesiyle kurulmuştur.
    Demokrat Parti: Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü gibi kişilerce 1946 yılında kuruldu. 1950 yılında iktidara geldi. 1954 ve 1957 seçimlerini kazandı. Uygulamış olduğu politikalar sonucunda ülkeyi Demokrat Parti yandaşları ve CHP yandaşları olarak ikiye böldü. Halkın desteğini alan Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 27 Mayıs 1960 tarihinde iktidardan uzaklaştırıldı. Yüksek Adalet Divanı'nda yapılan yargılama sonucunda parti genel başkanı ve Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildiler.
    Demokrasi: Bir toplumda yaşamın her alanında tam bir özgürlüğün uygulanması ve evrensel doğrular göz önünde bulundurularak, toplumsal eğilimlerin ülke yönetimine yansıtılmasıdır. Bir ülkede demokrasinin olup olmadığının anlaşılması için aşağıdaki ilkelerin uygulanıp uygulanmadığına bakmak gerekir.
    1. Toplumun başka topluluklar karşısında bağımsız olması,
    2. Toplumu oluşturan farklı unsurların ve düşüncelerin örgütlenebilmesi,
    3. Toplumun ve yöneticilerin bireysel haklara saygı göstermesi,
    4. Toplumu oluşturan bireyler ve unsurlar arasında tam bir eşitlik olması,
    5. Toplumu oluşturan grupların ve farklı düşüncelerin,toplumun ortak çıkarları için uzlaşması,
    6. Herkesin, her düşüncenin ve her unsurun toplumun yönetimine seçen ve seçilen olarak katılabilmesi,
    7. Çoğunluğun almış olduğu kararlara, bu kararları benimsemeyen kesimlerin de uyması,
    8. Yönetimde etkin olan unsurların, azınlıkta kalan tüm kesimlerin haklarına ve varlığına saygı göstermesi,
    9. Toplumsal yaşamda var olan farklı düşüncelerin (çoğulculuk), toplumu oluşturan demokrasiden yana tüm örgütlerin (partilerin, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin) toplumla ilgili verilecek olan kararlara katılımının sağlanması.