Açık Düşmek — Herhangi ibr mevkiye nazaran bulunulması arzu edilen mesafeden bir sebep veya etki nedeniyle uzakta bulunmaktır.
Denizcilik Terimleri Sözlüğü
Denizcilik alanında en çok kullanılan kavramlar, teknik terimler ve anlamları. Şu an sistemde bu alana ait 841 terim açıklaması bulunmaktadır.
Açık Deniz — Kıtalar arasındaki büyük denizlerdir. Diğer bir deyimle, denizin, herhangi bir devletin karasuları veya içsularına dahil olmayan t... Devamını Oku »
Açığa Çıkmak — Rıhtıma aborda veya kıçtan kara olmuş bir geminin bulunduğu yerden kalkarak daha uzaktaki bir yere demirlemek için sahilden uzakla... Devamını Oku »
Abramak — Kontrolden çıkan bir gemiyi veya bir işi kontrol altına almak, komutası altında tutmak, üstesinden gelmek.
Abosa — 1- Akan bir zinciri veya halatı o durumda durdurmak ve tutmak için bosaya vurmak. 2- Bosayı tut veya geçici olarak durdur, bosa... Devamını Oku »
Aborda — Bir teknenin diğer bir tekneye veya bir iskeleye, rıhtıma tamamen bordasını vererek yanaşması.
Abli — Bumbaları veya yarım serenleri iki yana (sancak veya iskeleye) çevirmek, düşey durumda tutmak ya da ortaya alarak bağlamak için se... Devamını Oku »
Abaşo — Alt ve aşağı (Abaşo Gabya yelkeni)
Usturmaça — Bir birinin üzerine veya rıhtıma yanaşan teknelerin bordalarının zarar görmemesi için araya koydukları ağaç, lastik, plastik veya ... Devamını Oku »
Uskuna (Schooner) — 1- Pruva direği kabasorta armalı, grandi direği sübye armalı iki direkli yelkenli tekne.(Pruva-pupa hattında giderek artan direk y... Devamını Oku »
Uçkurluk — Bir sancağın direk veya rüzgar üstü tarafındaki yakasındaki takviye edilmesi için geçirilen beyaz renkli şerit. Bu taraftaki yakay... Devamını Oku »
Yıldız — Kuzeyden esen rüzgar.
Yürya — Bir palanganın tirentisini veya bir halatın elle çekerken üzerine yatarka mola vermeksizin çekmek.
Yoma — Genellikle kalın halatlara denir.
Yetişen Tekne — Aynı kontra ve yönde giden ve öndekine yaklaşan tekne.
Yelpaze — Dümenin su içindeki en geniş kısmı.
Yeke — Küçük yelkenli tekne ve yatların dümenini kontrol etmeye yarayan ahşap veya metalden yapılma çubuk.
Yaslamak — Bir teknenin harket kabiliyetini kaybederek, akıntı veya rüzgar etkisi ile bir rıhtıma veya başka bir tekne üzerine düşmesi.
Yarımoturak — Kürek çekerken ayak dayanılan ağaç puntal (yatay)
Yapraklamak — Yelkenlerin rüzgara yakın seyirde dolamaması.
Yan Yelkenler — Yarım serenler ve gizler üzerine açılan yelkenler ile flok ve valenalar.
Yalpa Omurgası — Teknelerin yalpalamasını azaltmak için karina kısmına baştan kıça doğru uzunan omurga biçimindeki çıkıntı.
Yalpa — 1- Geminin dalgalardan sancak ve iskeleye aralıklarla yatıp, doğrulması, sallanması. 2- Teknenin sancaktan iskeleye, iskeleden ... Devamını Oku »
Yakamoz — Su içinde ışık biriktirebilen tekhücrelilerin total yansıma halınde ışıldaması.
Yaka — Yelkenlerin kenar ve (köşelerine) denir. Köşeler: Çördek köşesi: Üçken (Markoni) yelkenlerde yelkenlerin basıldığı (hisa edi... Devamını Oku »
Zırh Güverte — Eski zırhlı harp gemilerinde mermilerin delip geçmemesi için konan çelik güverte.
Zoka — Uç tarafında sarımsak dilimi biçiminde kurşun bulunanan bir çeşit balık iğnesi. Olta.
Zincirlik — Demir çekildiğinde, teknede toplanan halat veya zincirinin konulduğu güverte altındaki bölme.