Demokrasi:
Halkın doğrudan ya da seçtiği temsilcileri aracılığı ile kendini yönettiği yönetim biçimine demokrasi denir.
Deizm:
1. Tanrı'nın evreni kendi yasalarına göre işleyen bir düzen olarak yarattığını savunur. Ancak yaratan ve düzeni kuran Tanrı'nın, evreni kendi başına bıraktığını kabul eder. Bu yüzden deizm, dinsel dogma ve ilkelerin varlığını kabul etmez. Deizm'e göre Tanrı'nın vahiy, mucize gibi kanıtlara gereksinimi yoktur.
2. Yaradancılık. Tanrı'nın varlığını reddeden ateizmin tersine, bir Tanrı'nın varoluşunu öne süren, fakat dini ortodoksiyi tanımlayan teizmden önemli ölçüde farklılık gösteren, söz gelimi mucizeleri ve vahyi reddeden, akılcı Tanrı anlayışı.
Değer:
1. İnsanların bir mala ya da hizmete yükledikleri öneme değer denir.
2. İnsanın insanla ve doğa ile olan ilişkisinden doğan birtakım belirlemeler bütünü. Ahlaki bakımdan bir niteliğe, bir davranış tarzına verilen önem.
3. Kişinin, isteyen, ihtiyaç duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. İnsanların ihtiyaç ve istemeleri farklı olduğundan sayısız değer türleri vardır.
4. Nesne ve olaylar hakkında yaptığımız olumlu ve olumsuz değerlendirmelerdir. Duygu, istek ve ihtiyaçlara bağlıdır.
Deflasyon:
1- Ulusal paranın değerinin yükselmesi sonucu mal ve hizmetlerin fiyatlarının düşmesidir. Deflasyon üretimin tüketimden, dış satımın dış alımdan çok olması durumunda görülür.
2- Piyasadaki para miktarının, mal miktarına oranla çok az olması ve paranın değerinin yükselmesi durumu. Para darlığı, durgunluk.
3- Bir ekonomide toplam arzın, toplam talepten çok olmasıdır. (Enflasyonun tam tersi)
Danıştay:
Hükümetle yurttaş arasındaki sorunları inceleyen Bölge İdare Mahkemeleri'ni denetler. Hükümetin gücünü kötüye kullanmasını ve yurttaşına haksızlık yapmasını önler.