Çıktı Açığı Nedir? Ne Demek?

    Açıklamalı terimler sözlüğümüzde Çıktı Açığı terimi ile ilgili toplam 1 tanım bulunmaktadır. 2026 yılı itibarıyla Çıktı Açığı nedir? Çıktı Açığı ne demek? gibi sorularınıza yanıt olabilecek, güncel teknik ve genel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

    Çıktı Açığı Terimi Hakkında Bilgi

    Ekonomi, Bankacılık Terimi Olarak Çıktı Açığı :

    Bir ekonomide gerçekleşen çıktının potansiyel seviyesinden farkı olarak tanımlanan çıktı açığı, ekonomideki fiyat baskılarının değerlendirilmesinde önemli bir para politikası değişkenidir. Enflasyon hedeflemesi rejiminde merkez bankaları gerçekleşen enflasyon yerine geleceğe ilişkin enflasyon beklentilerine göre politikalarını şekillendirmektedir. Buna göre, çıktı açığının pozitif olduğu alanlarda, talep fazlalığı nedeniyle ekonominin kapasitenin üzerinde çalıştığı ve bunun talep yönlü enflasyonist baskıya neden olabileceği tahmin edilmektedir. Buna karşılık, çıktı açığının negatif olduğu alanlarda, ekonomideki zayıf talepten kaynaklanan arz fazlalığı veya atıl kapasite olduğu ve bunun da enflasyonda düşüşe neden olabileceği tahmin edilmektedir. (Output Gap)

    📂 Ekonomi, Bankacılık Terimleri Sözlüğü

    Çıktı Açığı terimi hakkında yorum yazabilirsiniz.

    Çıktı Açığı hakkındaki yorumlar

    Çıktı Açığı hakkında henüz yorum yazılmamış. Üstteki formu kullanarak ilk yorumu yazabilirsiniz.

    Çıktı Açığı ile ilgili benzer terimler:

    Çıpa: Ekonomik karar alma süreçlerinde referans olarak alınan büyüklükleri ifade etmek için kullanılır. Örneğin kur çıpası kavramı, bir merkez bankasının kur için belirli taahhütleri sonrasında, diğer ekonomik birimlerin de bu taahhüte güven duyması ile birlikte, alınan ekonomik kararlarda kurdaki değişimlerin esas alınması ve fiyat, ücret artışı, yatırım gibi kararlarının kur politikası çerçevesinde şekillenmesini ifade eder. Bu tür bir çıpaya (politikaya) güvenin olmaması halinde, seçilen büyüklükler bu özelliklerini kaybederler. Parasal büyüklükler, faiz oranları, enflasyon, büyüme oranları çıpa” olarak kullanılan büyüklüklerdir. Özellikle son yıllarda, kur ve faiz oranı gibi büyüklüklerin çıpa olarak kullanımında ortaya çıkan güçlükler, enflasyonun bu amaçla kullanımını yaygınlaştırmıştır. (Nominal Anchor)
    Çözümleme: Bir finansal kuruluşun faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli sermayeye artık sahip olmadığının ilgili otoritelerce tespit edilmesi neticesinde, finansal kuruluşun tasfiye edilmesi veya faaliyetlerine devam edebilmesi için ihtiyaç duyduğu sermaye yapısına tekrar kavuşturulması amacıyla özel bir müdahaleye tabi tutulmasıdır. (Resolution)
    Birincil Gelir Hesabı: Emek, finansal veya doğal bir kaynak sağlanması karşılığında elde edilen gelirler ile ödenen tutarları göstermekte olup, çalışanların ücretleri ile doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlara ilişkin yatırım geliri ve giderlerini içermektedir. (Primary Income Account)
    Birim İşgücü Maliyeti: Bir birim iş üretmek için yapılması gereken ortalama işgücü harcamalarını ifade eder. Toplam ücret ödemeleri üretime bölünerek hesaplanır. Saatlik ücretlerin işgücü verimliliğine oranı olarak da ifade edilebilir. Saatlik ücretlerdeki artış birim ücreti artırırken, verimlilikteki artış azaltmaktadır. Firma açısından birim ücret artışı kârlılığı azaltan, rekabet gücünü zayıflatan bir unsurdur. (Unit Labour Cost)
    Bir Hafta Vadeli Repo Faiz Oranı: 2010 yılı Mayıs ayında TCMB bir hafta vadeli repo faiz oranını yeni bir likidite aracı olarak devreye sokmuştur. (One-week Repo Rate)