Boğumlanma:
1- Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması.
2- Boğumlanma, ses organları tarafından seslerin doğru yerden ve doğru zamanlamayla çıkmasıdır.
İletişim kurduğumuz zamanlarda, hızlı konuşan, yuvarlayan ya da tane tane konuşmayan insanlarla zaman zaman hepimiz karşılaşmışızdır. Bu kişilerde boğumlanma sorunu yaşanıyor demektir. Yani boğumlamanız bozuksa anlaşılamama durumu ortaya çıkabilir. Anlaşılamazsanız konuşmanızın da bir anlamı kalmaz.
Boğumlanmayı gerçekleştiren organlarımız iki gruba ayrılır;
1) Hareket eden boğumlanma organları: Bunlar çene, dudaklar, dil ve yumuşak damaktır. Dilinizin damağınızın gerisine doğru götürdüğünüzde orda yumuşak bir bölge hissedeceksiniz. Bu bölgeye yumuşak damak adı verilir.
2) Hareket etmeyen boğumlanma organları: Bunlar dişler, diş etleri ve damaktır.
Benzeşme:
Bir kelimede bir sesin başka bir sesi kendisine benzetme etkisi. Örnek: yurt-daş > yurttaş, çarşanba > çarşamba, o + bir > öbür gibi.
Atlatma:
Konuşma sırasında bazı sesleri ve heceleri söylememekten kaynaklanan bir konuşma kusuru.
Aşınma:
Birleşik kelimelerde ilk kelimenin son hecesi ile ikinci kelimenin ilk hecesindeki ses benzerliğinin kaynaşması sonucu oluşur. Örnek: Pazar-ertesi = Pazartesi
Kızıl Dev:
Güneş gibi yıldızlarda merkezdeki füzyon tepkimeleriyle hidrojen helyuma dönüşürken çekirdeği ağırlığı artar. Çekim kuvvetinin de artması içe doğru çökmeyi artırır ve merkezdeki sıcaklığı 100 milyon Kelvin sıcaklığa çıkarır. Bu durumda merkezdeki termonükleer tepkimeler merkezden dışarı doğru kayar. Dış tabakalarda oluşan tepkimeler Güneş'i genişlemeye zorlar. Güneşin bu evresinde dış tabaka genişlemiş, iç sıcaklık artmış ve kırmızı bir görünüm alacaktır. Genişleme sonucu Güneş, Merkür, Venüs ve Dünya'yı bile içine alacaktır. Bu tür yıldızlara kızıl dev denir.