Bilme:
1. Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunma.
2. Bir şeyi yapmaya alışmış olma, elinden gelme.
3. Tanıma, anımsama.
Bilinemezcilik:
1. Bilginin salt ve güvenilir olmadığını ileri süren türlü öğretilere verilen genel ad.
2. Dinsel ve fizikötesi konularda kuşkucu bir düşüncenin belirtilerini taşıyan felsefe görüşü.
Bilinçdışı:
1. İnsan ruhunun, baskı altında tutulan isteklerle bunlara bağlı düşüncelerden oluşan ve bilince ulaşamayan bölümü.
2. Bilinçten yoksun olan ya da henüz bilincine erişilmemiş olan.
Bilinçaltı:
1. Bilinçte hiç yer almayan ya da henüz bilinç yüzüne çıkmayan ruh durumlarının niteliği.
2. Bilinçte hiç yer almayan ya da henüz bilinç yüzüne çıkmayan.
Bilinç:
1. Duyum, heyecan, düşünme ya da başka bir ruh etkinliğiyle nitelenen durum,
2. Ben'in kendi etkinlik ve duygulanmalarını sezebilmesi.
3. Geniş anlamda zihin.
4. Bir topluluktaki ruhsal etkinliğin ya da ruhsal durumların tümü.