Makale:
Bir görüşü savunmak ispatlamak yada bir konuda bilgi vermek amacıyla bilim, fen, sanat, siyaset vb. konularda yazılan gazete ve dergilerde yayınlanan başlıklı, imzalı düz yazı türüdür.
Anarşizm:
Kurucusu Proudhon, en tanınmış savunucuları da Bakunin, Kropotkin ve Stirner'dir. Tüm kurumlara (ahlak, hukuk, eğitim, din, ekonomi, siyaset, devlet, ordu vs.) ve tüm kurallara (ahlak, din, hukuk, disiplin vs. ) karşıdırlar. Bütün bu kurum ve kuralların yok edilmesi gerektiğini savunurlar. Çünkü insanların bunlara ihtiyacı yoktur. İnsan özünde iyi bir varlıktır ve özgür bırakıldığında daima iyi olanı yapar. Oysa bu kurum ve kurallar insanın özgürlüğünü kısıtlar. Böylelikle insan özünden uzaklaşır ve kötüye yönelir. Yani bu kurum ve kurallar bizi iyiye değil, kötüye yönlendirir. Bu yüzden ortadan kaldırılmalıdır.
Bencilik (Egoizm):
Kurucusu Thomas Hobbes. İnsanlarda iki önemli güdü vardır: birisi "kendini sevme", diğeri "kendini koruma" dır. İnsanlar kendilerini sevdikleri için kendilerini korumak isterler. Ahlak yasalarını da bu yüzden oluştururlar.
Yani ahlak yasalarının varolmasının nedeni insanlarda bulunan bu iki güdüdür.
Fayda Ahlakı (Utilitarizm):
Ahlaksal eylemin amacı faydadır. Her eylem bireye sağladığı fayda ölçüsünde değerlidir. Bize fayda sağlayan durumlar değişirse ahlak sistemimiz de değişecektir. Bir eylem, bir insana fayda sağlıyorsa iyi, sağlamıyorsa kötüdür. Herkese fayda sağlayan durumlar farklı olacağına göre herkesin ahlak yasası da farklı olacaktır. Dolayısıyla evrensel bir yasa yoktur.
Hedonizm (Hazcılık, Haz Ahlakı):
Kurucusu Aristippos' tur. Mutluluk ahlakından yola çıkılarak geliştirilmiştir. Ahlaksal eylemin amacı haz'dır. Haz veren eylemler iyi, acı veren eylemler kötü, haz ya da acı vermeyenler ise anlamsızdır. Bu haz duygusu sonsuz değildir, kısa süreli ama yoğun bir duygudur. İnsan daima hazzı aramalı ve acıdan kaçmalıdır. Ancak bunu yaparken ölçüyü asla kaçırmamalıdır ( hayatında komşun farkına vardığı zaman utanacağın hiçbir şey yapma ). Ayrıca hazza ulaşmak için aslında çok fazla şeye ihtiyaç yoktur ( sadece yiyecek ekmeğin ve içecek suyun olması bile kendini Zeus kadar mutlu hissetmene yeter ). Haz duygusu kişiden kişiye değişeceğine göre hazza dayalı bir ahlak evrensel olamaz.