Abese Sûresi:
Kur'ân-ı Kerîmin sekseninci sûresi. Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk iki âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmede yüzçevirdi, iltifat etmedi mânâsına olan Abese lafzı sûreye isim olmuştur. Sûrede, Kur'ân-ı kerîmin Allahü teâlâ tarafından bir mev'ize (nasihat, öğüt) olduğu bildirilmekte, Cenâb-ı Hakk'ın kudret ve azametine (büyüklüğüne) deliller getirilmekte, kıyâmet gününün dehşetli vaziyeti, o gün iyilerin ve kötülerin halleri ve daha başka hususlar anlatılmaktadır.
Abes:
1- İşe yaramayan, boş, faydasız şey.
2- Namazda abes hareketler mekruhtur. Elbise ile oynamak gibi. Namazda faydalı hareketin meselâ eli ile alnındaki teri silmenin zararı olmaz. Pantolonun tozunu silkmek, mekruhtur. Kaşınmak abes değilse de, bir rüknde, eli üç kere kaldırmak, namazı bozar. (İbn-i Âbidîn)
Taharet:
Lûgat manası temizlik demektir. Din deyiminde taharet, pislik ve necasetten arınmış olmak veya abdestsizlik denilen şerî bir engelin kalkması halidir. Bir kısım ibadetlerin şartı, başlangıcı ve anahtarıdır. Temizlik bulunmadıkça bu ibadetler yerine getirilmez.
Sünnet-i Gayri Müekkede:
Peygamber (s.a.v.) Efendimizin ibadet maksadıyla bazen yapmış olduğu şeylerdir. Yatsı ve İkindi namazlarının sünnetleri gibi.
Sünnet-i Müekkede (müekket, kuvvetli sünnet):
Peygamber (s.a.v.) Efendimizin devam edipte pek az yapmadıkları ibadetlerdir. Sabah, Öğle ve Akşam Namazlarının sünnetleri.